KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1675 E., 2024/3334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/171 E., 2022/1416 K.
- Hüküm
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/700 E., 2020/511 K.
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, itirazın iptali istemli davada; dava konusu ödemenin yazılı olduğu belgenin âdi yazılı olduğu, davalının cevap dilekçesinde imza inkarında bulunduğu anlaşılmakla aslı ibraz edilmeyip fotokopisi sunulan ve diğer tarafça kabul edilmeyen fotokopi belge üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılamayacağı gibi, yapılmış olsa bile bu rapora itibar edilemeyeceği, altındaki imzası inkâr olunan fotokopi belge yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dahi dinlenemeyeceğinden, dava ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine ve davalı yararına kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince; davalının her iki icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde takibe dayanak olan sözleşmede vekil olarak hareket ettiğini bildirmek suretiyle sözleşmenin kendisi tarafından düzenlendiğini kabul ettiği, borçlunun itirazın iptali davasında vereceği cevap dilekçesinde, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değil ise de, ödeme emrine itiraz dilekçesinde borçla ilgili kabule yönelik beyanlarının kendisi için bağlayıcı olduğu,
açılan itirazın iptali davasında bu beyanları ile çelişir mahiyetteki beyanlarının dikkate alınmayacağı, davalının icra takibine dayanak olan 14/07/2014 tarihli belgede ödemeyi alan olarak imza attığının ve 120.000,00 Türk Lirası parayı davacıdan aldığının kabulü gerektiği, buna göre de davalının vekaleten tahsil yetkisinin bulunup bulunmadığının ve bu kapsamda davacıya bu parayı ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının tartışılması gerekmekle davacının dava dışı ... adına dava dışı Sakine Tüysüz ile müştereken yetkilendirilen vekil olup tek başına tahsil yetkisinin olmadığını bildiğini,
yetkisiz temsilci olarak hareket eden konumunda olduğunu, dava dışı ...'ın takibin dayanağı olan 14/07/2014 tarihli sözleşmeyi onadığına dair dosyada veri bulunmadığından, davacı tarafından davalıya ödenen 120.000,00 Türk Lirası'ndan davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğunu, alacağın likit olması nedeniyle davacı alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, buna göre, davanın asıl alacak ve icra inkâr tazminatı talebi bakımından kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle,
taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince ve katılma suretiyle davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalının icra dosyalarına itirazındaki beyanlarında sözleşmeyi kabul ettiğinin anlaşılmasına ve davacının dava konusu taşınmazın satıldığını 12.09.2018 tarihinde öğrendiği dikkate alındığında davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1675, K. 2024/3334, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama