KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1780 E., 2024/2095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1385 E., 2023/43 K.
- Hüküm
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/442 E., 2021/89 K.
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 11.06.2024 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı karşı davacı vekili Avukat ... ile davacı karşı davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin asıl davada, davacı yüklenicinin edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, gecikme ve ayıptan kaynaklanan alacak istemin ilişkin karşı davada ise gecikme bakımından karşı davalının bir kusurunun bulunmadığı, ayıbın söz konusu olmadığı gerekçesi, ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davalı karşı davada davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, asıl davada davacı yüklenicinin sözleşme gereği taahhüt ettiği işleri yaparak ve yapı ruhsatını da almak suretiyle edimini sözleşmeye ve imar mevzuatına uygun şekilde yerine getirdiği, gerek yapı tatil tutanağı içeriği ve gerekse dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre tatil tutanağına konu imara aykırılığın yapılan imalata ilişkin olduğu, davacının yaptığı işlerle ilgisinin bulunmadığı,
başka bir deyişli imalatın ruhsat ve projesine aykırı yapılmasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre yükleniciye atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu ancak; davalı- karşı davacı tarafça yapılan ıslahın kötü niyetle davayı uzatmak amacıyla yapıldığı bu nedenle dikkate alınmadığı gerekçesi yerinde olmadığı, davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun ıslaha ilişkin gerekçeye yönelik olarak kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına,
ıslaha yönelik mahkeme gerekçenin düzeltilerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar vermiştir.
3- Bu karara karşı asıl davada davalı karşı davada davacı vekilince süresinde duruşmalı temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza. 14/09/2017 tarihli tadil sözleşmesi ile ilk sözleşmedeki teslim tarihinin değiştirilmiş olduğu, dosya kapsamındaki yapı tatil tutanağının incelenmesinde.
29/05/2018 tarihli tutanakta onaylı mimari ve statik projelerinde mevcut betonarme döşeme olarak belirtilen tüm kat döşemelerinin yıkılarak yeniden yapıldığının tespit edildiği, 06/06/2018 tarihli Encümen Kararı ile tatil tutanağındaki hususun ruhsata bağlanamadığı, yapının yıktırılmasına karar verildiği, Encümen Kararının iptali için açılan davada İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin 10/05/2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verdiği, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Dairesi’nin 2019/1887 E., 2020/910 K. sayılı ve 16/06/2020 tarihli kararı ile yapıda yeni mahal kazandırılmasının söz konusu olmadığı,
1. kat, 2. kat ve çatı arası döşemeleri açısından projeye aykırılık olduğu, zemin kat döşemesinin ise projesine uygun olduğu, tüm döşemelerin bütünü ile projeye aykırı olduğu gerekçesi ile düzenlenen tatil tutanağının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptal kararı verildiği, bu kararın Danıştay 6. Dairesi tarafından 09/12/2020 tarihli karar ile onandığı, yapı inşaatının dosya kapsamındaki sözleşmeye göre ...
İnş. tarafından yapıldığı, bu hali ile yapının inşaatının tatil edilmesinin projeden değil uygulamadan kaynaklandığının anlaşıldığı, bu hali ile davacı karşı davalının edimini sözleşmeye aykırı olarak yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından asıl davada davalı karşı davada davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1780, K. 2024/2095, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama