KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1924 E., 2024/4566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/586 E., 2023/75 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/24 E., 2020/388 K.
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
1-İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasında, davacı vekilinin bilirkişi raporu ve ek raporlarda belirtilen eksiklikleri verilen sürelere rağmen yerine getirmediği, mevcut haliyle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin 10.2.1 maddesinde "...iş zamanında bitirilmediği takdirde geçen her takvim günü için yüklenicinin hakedişten sözleşme bedelinin %0,05'i oranında gecikme cezası kesilir, günlük gecikme cezasının matrahına o tarihe kadar hesaplanan fiyat farkları da dahil edilir." hususunun düzenlendiği, düzenlenen cezai şartın ifaya ekli cezai şart niteliği taşıdığı, sözleşmede aksine bir hüküm de bulunmadığından,
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere sözleşmenin feshi halinde ifaya ekli cezai şartın istenmesi mümkün değil ise de sözleşmenin 26. maddesinde belirtilen 20 günlük feshedilmeyen süre için davacının gecikme cezası istemesi mümkün olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 48.574,77 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
3a-Davalılar vekilinin temyiz istemi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davada temyiz istemi yönünden kabul edilen tutar 48.574,77 Türk Lirası olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 Türk Lirası'nın altında kalmaktadır.
3b-Davacı vekilinin temyizi bakımından ise kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış yine; taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen ceza-i şartın ifaya ekli ceza-i şart niteliği de olduğu, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre sözleşmenin feshi halinde ifaya ekli ceza-i şart bedelinin istenmesinin mümkün olmadığı, ancak sözleşmenin 26. maddesinde belirtilen 20 günlük feshedilmeyen süre için davacının gecikme cezası istemesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1924, K. 2024/4566, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama