KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2086 E., 2024/4021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1150 E., 2022/1131 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/491 E., 2022/418 K.
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
1. İlk derece mahkemesince; taraflar arasında 05/11/2014 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin ödenmesi istemli davada, arsa sahipleri ..., ... ve ... ile yüklenici davacı arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiği, birleşen davada davalı ...'nın ise sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulüne, asıl ve birleşen davada davalı ... yönünden reddine, asıl ve birleşen davada ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, asıl dava yönünden davacı yararına, birleşen dava yönünden davalı yararına nispi 14.400,00 Türk Lirası vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
3. Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 05/01/2023 tarihli ek kararı ile, asıl dava yönünden temyiz başvurusunun kararın davacı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, birleşen dava yönünden temyiz başvurusunun kabulü ile dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesine karar verildikten ve ek karar ile temyiz başvuru dilekçeleri taraflara tebliğ edildikten sonra dosya gönderilmekle birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesi ve dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
4.1. Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gösterildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı, dosya içeriği, karanın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4.2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince birleşen davaya ilişkin davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede, birleştirme kararı verilmiş olsa da her davanın bağımsız dava niteliğinde bulunduğu, birleşen davanın 1,00 Türk Lirası dava değeri gösterilmek suretiyle açıldığı,
bu hali ile de birleşen davada reddedilen miktar üzerinden davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi uyarınca birleşen davada davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2086, K. 2024/4021, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama