KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2091 E., 2024/4393 K.·Birleşen 2011/115 Esas Sayılı Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/66 E., 2023/128 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul-Kısmen Ret
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tazminine ilişkin asıl dava ile ayıplı iş giderim bedelinin tazmini istemine ilişkin birleşen davada ispatalanamayan asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/3419 Esas, 2018/143 Karar ve 22.01.2018 tarihli ilamıyla tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, sözleşme ayakta olduğu sürece gerçekleştirilen imalâtların yüklenici tarafından yapıldığının karine olduğu, bunun aksi kanıtlanabilir ise de, davalı-birleşen dosya davacısı iş sahibi yüklenicinin işi terketip gittiği, eksik ve kusurları kendisinin tamamlattığını yasal delillerle kanıtlayamadığı, yüklenicinin keşide ettiği 27.10.2010 tarih seri A 3558 no.lu faturaya iş sahibince itiraz edildiği,
bunun dışında yüklenici tarafından düzenlenip iş sahibine gönderilen diğer faturalara itiraz edilmediği, bu durumda mahkemece konusunda uzman teknik bilirkişi ile birlikte mahallinde yeniden keşif yapılıp davacı yüklenicinin düzenleyip itiraz edilmeyen faturalar ile itiraz edilen 27.10.2010 tarihli faturadaki iş ve imalâtların yapılıp yapılmadığı,
asıl davanın dayanağı olan 27.10.2010 tarihli faturadaki iş ve imalâtlar yapılmış ise bunların asıl dosya davacısı yüklenici tarafından yapıldığı karinesinin aksi iş sahibince ispatlanamadığından ve 27.10.2010 tarihli fatura dışındaki diğer fatura bedelleri ödendiğinden bu faturada yazılı olup, gerçekleştirildiği saptanacak imalâtların yapıldıkları tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli ve diğer faturalar yönünden birleşen dosyada talep edilen eksik ve kusurların giderimi ile ilgili yapılacak incelemeye göre tesbit edilecek eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp,
sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; asıl davada davacının talebinin kabulü ile 23.156,32 TL alacağın 12.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dosyada davacının talebinin kabulü ile 18.223,00 TL alacağın 12.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
4- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/2017 Esas, 2019/4994 Karar ve 04.12.2019 tarihli ilamıyla tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hükme esas raporun denetime elverişli olmadığı, yüklenicinin iş sahibine kestiği asıl dava konusu fatura dışında toplam 11 adet faturanın bedeli 71.769,64 TL olup, tarafların iddia ve savunmalarından bu miktardan 15.225,36 TL daha fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığı,
buna göre de yapılan itirazlar, mevcut delil, tutanak ve keşif mahallinde tespit edilen izlenimlere göre 27.10.2010 tarihli faturadaki iş ve imalâtların, itiraz edilmeyen ve bedeli ödenen faturalarda yazılı olanlar dışında iş ve imalâtlar olup olmadığı,
fatura içeriğine itiraz edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi hükmünce yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin hesaplattırılıp asıl davada bulunacak bu bedelden yapıldığı sabit olan 15.225,36 TL ödeme mahsup edilerek asıl davada sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden de içerikleri ihtilâfsız olup, bedelleri ödenen 11 adet faturada yazılı işlerden birleşen dava davalısı yüklenicinin gerçekleştirmediği veya ayıplı olarak gerçekleştirdiği eksik ve ayıplı imalâtlar bulunup bulunmadığı,
bulunuyorsa bunların nelerden ibaret olduğu ve tamamlandıkları yıl olan 2010 yılı mahalli piyasa rayiçleriyle giderim bedelleri de alınacak ek raporla hesaplattırılıp bulunacak miktarın birleşen davada hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; asıl dava yönünden davacı yüklenicinin talebinin kısmen kabulü ile 2.997,64 TL alacağın 12.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı iş sahibinden tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada birleşen davacı iş sahibi tarafından birleşen davalı yüklenici aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 18.223,00 TL alacağın 12.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
6- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı-birleşen dava davalısı yüklenici vekilinin temyizi üzerine Dairemiz 2021/6232 Esas, 2022/5249 Karar ve 09.11.2022 tarihli ilamıyla Yargıtay bozma ilamına uyulmakla taraflar açısından usuli kazanılmış haklar oluştuğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin olarak elektrik tesisatı malzeme ve işçilik bedelinin 23.156,32 TL, eksik ve ayıplı iş giderim bedelinin 18.023,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu durumda mahkemece asıl dava yönünden;
bilirkişi tarafından tespit edilen 23.156,32 TL bakiye iş bedeli alacağından, Yargıtay bozma ilamında belirtilen ve yapıldığı sabit olan 15.225,36 TL ödemenin mahsubu ile 7.930,96 TL bakiye iş bedelinin davalı-birleşen dava davacısı iş sahibinden tahsili ile davacı-birleşen dava davalısı yükleniciye verilmesine karar verilmesi gerekirken, birleşen dava yönünden ise;
bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ayıplı ve eksik iş giderim bedeli 18.023,00 TL’nin birleşen davalı yükleniciden tahsili ile birleşen davacı iş sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken 18.223,00 TL’nin tazminine karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
7- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; asıl davanın 7.930,96 TL üzerinden, birleşen davanın 18.023,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacı-birleşen dosyada davalı yüklenici vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, davacı-birleşen dosyada davalı yüklenici vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2091, K. 2024/4393, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama