KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2110 E., 2024/1035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2055 E., 2022/1755 K.
- Hüküm/karar
- Davalıların istinaf başvurusunun esastan reddi, Davacının istinaf başvurusunun Kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/46 E., 2022/657 K.
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı gecikme tazminatı isteminde davacının davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullandığını ispatlayamaması nedeniyle bu davalıya yönelik davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, 05/05/2020 tarihinden dava tarihine kadar arada geçen sürece ilişkin olarak davacının gecikme tazminatı isteminde bulunabileceği gerekçesiyle davacının davalı ...'e yönelik davasının reddine, davalı şirkete yönelik davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak; tapu devri yapılmakla davalı yüklenici şirketin 20.10.2015 tarihli sözleşmenin ve bu sözleşmedeki hükümlerinin geçersizliğini ileri süremeyeceği ve sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edileceği, bununla, birlikte, davacı şirket ile davalı şirket arasında aynı konuda yaklaşık 16 ay sonra Konya ...
Noterliğinde 31.01.2017 tarihinde resmi şekilde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmede 20.10.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan teslim süresine ilişkin hüküm ile sair bazı hükümlerin değiştirildiği, davacı adına bu sözleşmeyi davalı ...'in davacıdan bir yıl önce aldığı vekaletnameye istinaden imzaladığı,
sözleşmeyi imzalayan ...'in diğer davalı yüklenici şirketin yetkilisi ...'in oğlu olduğu ve inşaatın resmi işlemlerinin davacı adına takip edilebilmesi için yüklenici şirketin yetkilisinin oğluna vekalet verilmesinin kararlaştırılması ve vekilinin de inşaatla ilgili tüm resmi işlemleri davacı adına yaptığı dikkate alındığında, davalı ...'in, davaya konu inşaatın yapımında davalı şirket ile birlikte hareket ettiği ve 20.10.2015 tarihli sözleşmeden haberdar olduğunun kabul edileceğini, ancak, vekil olan davalı ...'in, davalı yüklenici şirketle işbirliği içinde hareket ettiğini belirterek,
20.10.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan teslim süresine göre, hesaplanacak olan gecikme tazminatını her iki davalıdan talep eden davacı tarafın, ıslah dilekçesinde, bu sefer açıkça bilirkişinin noterde yapılan 31.01.2017 tarihli sözleşme doğrultusunda hesap ettiği kira tazminatını sözleşmenin tarafı olan davalı şirketten talep ettiklerini belirterek, talebini belirli hale getirdiği ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığının anlaşıldığı,
davacı taraf, davalı yüklenici şirket ile daha sonra noterde yapmış olduğu resmi sözleşme hükmü doğrultusunda talepte bulunduğuna göre, resmi şekilde yapılan ikinci sözleşmeyle ilk sözleşmede değişiklik yapıldığını kabul etmekte olup sözleşmenin tarafı olan davalı yüklenici şirket yönünden daha sonraki sözleşme kapsamında talepte bulanan davacının, artık bu sözleşmeyi imzalayan vekilin görevini kötüye kullandığından bahisle önceki sözleşme kapsamında vekilden talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağını,
resmi şekilde yapılan ikinci sözleşme kapsamında talepte bulunmakla davacı bu sözleşmeyi imzalayan vekilinin işlemine de onay vermiş olduğunu, bu gerekçelerle davanın davalı ... yönünden reddedilmesi gerekirken, mahkemece; davacının davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullandığını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararında gerekçede hata edilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
anlatılan gerekçelerle davacının davalı ...'e yönelik davasının reddine, davalı şirkete yönelik davasının ise kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davalı ... İnş. Gayrimenkul San. Tic. Ltd.Şti. ve katılma yoluyla davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davalı vekilinin temyiz istemlerinin istinaf kararında açıklanan gerekçelerle reddinin gerektiği, davacı vekilinin temyiz incelenmesinde ise, dava dilekçesinde faiz türü belirtilmediğinden yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2110, K. 2024/1035, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama