İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2133 K.2025/738

...

Esas2023/2133Karar2025/738Tarih26 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/2133 E., 2025/738 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2025
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/567 E., 2023/90 K.
Davalılar
1- ... 2- İlk Yapı İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

...

İlk Derece Mahkemesince verilen karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan, 2013 yılında Bitlis ili, ...ilçesi 192 adet yoksul konutu, 1 adet sosyal tesis, 1 adet cami, 1 adet büfe, ... ilçesi 1 adet cami ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaat işi konulu sözleşme gereğince müvekkilinin alt yüklenici, davalı şirketin ise yüklenici olduğunu, ...ilçesi 192 adet yoksul konutu, 1 adet sosyal tesis, 1 adet cami, 1 adet büfe, ... ilçesi 1 adet cami ile altyapı ve çevre düzenlemesi inşaat işi kilitli parke taşı ile yol yapımı işlerinin ve sözleşme dışı bir takım işlerin müvekkilince yapıldığını, ancak yapılan işlerin önemli bir kısmının ödemesinin müvekkilinin tüm iyi niyeti, çabası ve taleplerine rağmen yapılmadığını belirterek, 400.000,00 TL'nin taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkililerince davacı ile bahsedilen tarzda bir sözleşme akdedilmediğini, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresinin Bitlis ...inşaatı projeleri İlk Yapı İnşaat Y... iş ortaklığına ihale edildiğini, projenin iş ortaklığı tarafından taşeron firma olarak Eda İnşaat Taah. Ltd.

Şti.'ye yaptırıldığını, bu firmanın müvekkillerinin bilgisi ve talebi dışında işi davacıya yaptırdığını, alt yüklenici olarak işi yapacak olan Eda İnşaat Taah. Ltd.

Şti.'nin işi kime yaptırdığı, nasıl bir anlaşma yaptığı, hangi şartlarda anlaştığı, ödemeleri yapıp yapmadığının müvekkillerini ilgilendirmediğini, müvekkilleri ile davacı yan arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını, faturalar müvekkiline tebliğ edilmemiş olup dosyaya sunulan hakediş raporlarının incelenmesinde raporlarda işveren adına Yaşar Yağcı isimli bir kişinin imzasının görüldüğünü, Yaşar Yağcı'nın iş ortaklığını temsilen dolayısı ile iş ortaklığı adına sözleşme yahut hak ediş imzalama yetkisine sahip olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/8 Esas, 2016/113 Karar, 28.04.2016 tarihli kararı ile görevsiz ve yetkisiz olduğundan, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. İlk Derece Mahkemesinin 2016/8 Esas, 2016/113 Karar, 28.04.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/567 Esas, 2017/1662 Karar, 11.04.2017 tarihli kararı ile davacının dava dilekçesinde dilekçeye eklediği kilitli parke taşı ve yol yapım işleriyle ilgili 07.06.2013 tarihli sözleşmeye dayanarak talepte bulunulmuş olup, davalı yükleniciler tarafından cevap dilekçesinde bu sözleşmenin 29. maddesine dayanılarak yetki itirazında bulunulduğu ve imzasını taşıyan 13.10.2013 tarihli belgede de davacı ile imzalanan sözleşme kabul edilerek taraflarca imzasız sözleşmenin benimsendiğinin anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamaya devam edilmiş, sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edilerek yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; sözleşme kapsamındaki alacaklar yönünden; davacının dava dilekçesine konu olan ve sözleşmeden kaynaklanan 300.000,00 TL alacağının, dava tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

davacının ıslah dilekçesine konu olan ve yine sözleşmeden kaynaklanan 146.178,17 TL tutarındaki alacak ile ilgili talebinin ise beş yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle reddine, sözleşme dışı alacaklar yönünden; davacının dava dilekçesine konu olan ve sözleşme dışı alacak kaleminden kaynaklanan toplam 20.000,00 TL+20.000,00 TL=40.000,00 TL alacağının dava tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

davacının ıslah dilekçesine konu olan ve sözleşme dışı alacak kaleminden kaynaklanan toplam 50.221,80-TL+57.499,60-TL=107.721,40 TL alacağının ise ıslah tarihi olan 25.11.2021 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamaya dahil edilmeyen işlerin de davacı tarafından yapıldığını, usulüne uygun yemin edildiğini, hesaplamanın eksik kaldığını, faizin hatalı hesaplandığını, zaman aşımı süresinin dolmadığını, kesildiğini, aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; aralarında sözleşme olmadığını, yeminin usulüne uygun yapılmadığını, dava konusu alacakların zaman aşımına uğradığını, bilirkişi raporlarının birbirleri ile çelişkili olduğunu, hesaplamanın 2013-2014 yılları birim fiyatları üzerinden yapıldığını, 2012 yılı birim fiyatlarına göre yapılması gerektiğini, taşeronu Eda İnşaatın da defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, yargılama giderinin hatalı hesaplandığını, beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu, işin davacı tarafından yapıldığının sabit olduğu, yeminin eda edilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, eser sözleşmelerinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresinin mahkeme tarafından yerinde uygulandığı, kanunda belirtilen zaman aşımını durduran ya da kesen sebeplerin bulunmadığı anlaşıldığından tarafların temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraflar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

26.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

- MUHALEFET ŞERHİ -

Değerli çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık konusu; inşaat sözleşmesinden kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla açılan iş bedelinin tahsiline yönelik davada, ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkindir.

Dava açılmasının sonuçlarından en önemlisi; dava açılmasıyla birlikte zamanaşımının kesilmesidir (TBK m. 154/I-b. 2, TMK m. 714, 777/3). Kısmi veya belirsiz alacak şeklinde açılan bir davada; davacının gerçekte, biri fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak istediği bir miktar alacak, diğeri ise asıl alacak miktarının tespit edilmesi olmak üzere iki talebi söz konusudur. Dolayısıyla, bir davanın açılması ile birlikte bu taleplerin tümü açısından zamanaşımı kesilmiş olmaktadır.

Bununla birlikte; uyuşmazlığın ıslah hukuki müessesesi ile doğrudan ilgili olması nedeniyle, Yargıtay’ın ıslahla ilgili uygulamalarına göre, alacağın ıslah edilen kısmı bakımından zamanaşımı sorununun geçmişte ne şekilde çözülmeye çalışıldığına, uygulamanın hangi aşamalardan geçtiğine değinmekte yarar vardır.

Bilindiği üzere, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK’ un 87. maddesinde; “... Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez” hükmü yer almaktaydı. Bu yasaklama nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla açılan davanın yargılaması sırasında davacının tazminat veya alacak tutarının belirlenmesi halinde ancak ek dava açılmak suretiyle alacağın fazla olan kısmı istenebilmekteydi.

Böyle bir durumda, doğal olarak ek dava ile talep edilen kısmın zamanaşımına uğraması ve zamanaşımı def’i ile karşılaşılması hâlinde, ek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmekteydi. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesinin 20.07.1999 tarih, 1999/1E, 1999/33K sayılı kararıyla iptal edildi. İptalden sonra ek dava yerine kısmi ıslah suretiyle müddeabih artırılarak uygulamaya devam edildi.

Ne var ki, ıslah ile arttırılan kısım bakımından sanki ortada bir ek dava varmış gibi zamanaşımı yönünden de iptal öncesi eski uygulamaya devam edilmiştir. Diğer bir anlatımla, “maddi tazminat isteğinin ıslah yolu ile artırılması yeni bir dava niteliğinde” kabul edilerek bu kez zamanaşımına ilişkin süreler yönünden ıslah tarihi esas alınmıştır (Örneğin. Y.

4. H.D.’nin, 09/10/2008 tarih, E: 2008/1009-K: 2008/11376, 14/12/2009 tarih, E: 2009/2469-K: 2009/14096 ve 07/03/2011 tarih, E: 2010/3617-K: 2011/2427 ... sayılı kararları).

Yargıtay’ca önceki uygulamaya devam edilmekle birlikte; bir süre, önceki uygulamalardan vazgeçildiği, alacağın ıslah ile artırılması işleminin yeni bir dava niteliğinde olmadığı görüşü doğrultusunda, ıslah edilen kısım bakımından da asıl dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği kabul edilerek zamanaşımı savunmalarının (zamanaşımı def’ileri) ret edilmesi gerektiği yönünde kararlar verilmiştir (Örneğin. Yargıtay.

4. H.D.’nin,13.5.2015 t, 2014/8157e, 2015/6129k,- 26.1.2015t, 2014/3804e, 2015/896k,- 16.12.2014 t, 2014/5780e, 2014/17282k,- 15.12.2014t, 2014/2324e, 2014/17159k,-6.11.2014t, 2013/18979e, 2014/14634k,- 9.4.2013t,2013/2846e,2013/6598k, 3.4.2012t, 2011/2245e, 2012/5545k,- 28.3.2012t, 2011/1872e, 2012/5105k,- 29.2.2012t, 2010/14910e, 2012/3119k,- 7.12.2011t, 2011/13864e,2011/13114k, v.b ... sayılı kararları).

Ancak, hemen belirtmek gerekir ki daha sonra, “alacağın ıslah ile arttırılması işleminin yeni bir dava niteliğinde” olmadığına ilişkin görüşten vazgeçilip tekrar eski uygulamaya dönülerek alacağın ıslahla artırılan kısmı açısından zamanaşımının işlediği benimsemiştir (Örneğin. Y. 4. H.D.’nin, 13/06/2016, E: 2016/3774-K: 2016/7793 ve 14/06/2016 tarih, E: 2015/11319-K: 2016/7830 ... sayılı kararları).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu uygulamasına gelindiğinde; bir çok kararda tam ıslah için, ilk dava açılmakla alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesildiği kabul edilirken aynı kararda kısmi ıslah bakımından zamanaşımının işlemeye devam edeceği belirtilmiştir (Örneğin, 16.3.2016 tarih, E: 2014/4-896E-K: 2016/332K). Şüphesiz bu apaçık bir çelişkidir.

Görüldüğü üzere; ıslahla alacağın miktarının artırılmasına ilişkin konularda, Yargıtay’ca farklı uygulamalara gidildiği anlaşılmaktadır.

Islah ile ilgili uygulamalardan kısaca söz ettikten sonra, bu konuya ışık tutacağına ve uygulamaya yeni bir bakış açısı getirip yeni bir yön vereceğine inandığım, 24.05.2019 tarih, 2017/8E- 2019/3K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na (YİBK) değinmekte yarar vardır.

Davacının, dava dilekçesinde faiz talep etmekle birlikte, ıslah dilekçesinde faiz istememesi nedeniyle ıslah edilen kısım için de faize hükmedilip hükmedilemeyeceği içtihadı birleştirmeye konu olmuş; sonuçta, “...

Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilecektir.”şeklinde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.

Faizle ilgili olan bu karar, zamanaşımı konusuyla doğrudan ilgili değilse de, içtihadı birleştirme kararları; konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcı, kararda belirtilen gerekçeleriyle yol gösterici nitelik taşırlar.

Bu YİBK’nda açıkça; ıslahın yeni bir dava olmadığı, dava dilekçesinde bir miktar para alacağının faiziyle birlikte istenmesi hâlinde, ıslah dilekçesinde faize yer verilmemiş olsa bile ıslahla artırılan alacak miktarı yönünde de faize hükmedileceği kararlaştırılmıştır.

Diğer yandan, ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımı meselesi Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru konusu olmuş, Mahkeme, kararlarında istikrarlı bir şekilde; “... Yukarıda yer verilen tespitler ışığında başvuruya konu olay değerlendirildiğinde başvurucunun ıslaha konu dava değerinin artırılan kısmı yönünden davanın zamanaşımından reddedilmesine ilişkin uygulamanın başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçla karşılaştırıldığında orantısız olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

... Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir” şeklinde kararlar vermiştir (12.07.2023 tarih,2019/37411Bir. Başvru ve 23.3.2023 tarih, 2019/430 Bir. Başvuru).

Anayasa Mahkemesi yine 27.11.2019 tarih, 2016/9312 Bir. Başvuru kararında da açıkça; “... Somut olayda destekten yoksun kalma tazminatının ıslahla artırılan kısmının dava zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesinin başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahale teşkil ettiği açıktır.” demek suretiyle hak ihlali kararı vermiştir.

Bu konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) de taşınmış, Mahkeme, özetle ; ek dava yoluyla ilk talebini arttırma hakkının olayın koşulları altında etkisiz bırakıldığını ve davacının bütün zararı bakımından tazminat talep edemediğini belirterek Sözleşmenin 6/1.maddesi gereği mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Doğu/TÜRKİYE . B.Baş.v. no:16312/10, 27.2021trh.)

Adalete erişim hakkı en temel haklardandır. Temel hak ve hürriyetler ancak yasayla kısıtlanabilir.

Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak süresinde dava konusu edilen ve yargılamanın devamında alacak miktarının ıslahla artırılan kısmı için zamanaşımının geçtiğine yönelik bir yasal düzenleme de yoktur. TBK 154/2 maddesi gereği dava açılmakla zamanaşımının kesileceği hüküm altına alınmıştır. Yukarıda bahsedilen İçtihadı Birleştirme Kararında da alacak miktarının artırılmasıyla ilgili kısmi ıslahın yeni bir dava olmadığı açıkça belirtilmiş olmasına göre artık ıslahla artırılan alacak miktarı için dava açılmakla birlikte zamanaşımının kesilmediğinden bahsedilemez. Bir başka ifadeyle fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması halinde tüm alacak (tazminat) bakımından zamanaşımı kesilmiştir.

Ayrıca ıslahın; “... Tarafların yaptıkları usul işlemlerinde düşebilecekleri yanlışlıkları düzeltmeye, bırakabilecekleri eksiklikleri tamamlamaya ve böylece adaletli karar verebilmesini sağlamaya yönelik bir yol” (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Islah, genişletilmiş 5. baskı, s. 48). olduğunu da unutmamak gerekir.

Yukarıda yapılan açıklamalar, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları, ilgili mevzuat, ıslahın tanımına ilişkin akademik görüş hep birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlara ulaşmak mümkündür.

1. Başlangıçta ıslah ile dava konusunun (müddeabihin) artırılması mümkün değilken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile mümkün hale gelmiştir.

2. Islah, yeni veya ek bir dava değil, usulü bir hatanın düzeltilmesi veya eksikliğin tamamlanmasıdır.

3. Islah ile arttırılan kısmın bir ek dava olmadığı YİBK ile kabul edilmiştir.

4. Islah edilen kısım bakımından zamanaşımının devam edeceğine ilişkin yasal bir düzenleme yoktur.

5. Tam ıslah yapılması halinde, yeni davanın zamanaşımına uğramayacağı kabul edilmişken, kısmi ıslahta zamanaşımının kabul edilmesi, izahı güç, çelişkili bir durumdur.

6. Islah edilen kısma ilişkin talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesi, başta Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1.maddesinde belirtilen hak arama hürriyetini engellemekte, sonuçta hak ihlalleri doğurmaktadır. Uygulamanın bu şekilde devam etmesi hâlinde de yeni hak ihlallerinin doğması kaçınılmaz olacaktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan sebeplerle; kısmi ıslahın, ıslah edilen miktar bakımından yeni bir dava olmadığı dikkate alınarak asıl davanın açılmasıyla zamanaşımının tüm alacak (tazminat) bakımından kesildiğinin kabul edilmesi gerekir. Bu gerekçeyle kararın bozulması düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2133, K. 2025/738, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Onama Ve Onamadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. - Muhalefet Şerhi -
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2133
Karar No
2025/738
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2138 K.2025/1540
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2142 K.2025/1818
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2146 K.2025/637
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2149 K.2025/506
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2156 K.2025/827
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2161 K.2025/619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.