KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2192 E., 2024/4272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/826 E., 2022/543 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
1-İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkin davada, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmediği, davalıların edimini ifa ettiklerini ispatlayamadıkları, davacıların müspet zararı istemekte haklı oldukları, ancak cezai şart istenebilmesi için sözleşmenin feshi gerektiği, dava tarihinde muaccel olan alacağın 313.500,00 TL olduğu ancak ıslah ile 250.000,00 TL talep edildiği gerekçesi ile, taleple bağlı kalınarak 250.000,00 TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/2191 Esas, 2018/4373 Karar, 01.10.2018 tarihli kararı ile davacı vekilinin temyiz itirazları reddedilerek, "Taraflar arasında düzenlenen 12.01.2010 tarihli sözleşme resmi şekilde yapılmadığı ve geçersiz bir sözleşme olduğundan tarafların sadece sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince birbirlerine verdiklerini geri isteyebileceği hususu dikkate alınarak yapılacak araştırma sonucu bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermiştir.
3-İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuş, yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından 13.10.2010 tarihinde 37.000 TL, 01.02.2010 tarihinde toplam 30.000 TL, 09.02.2010 tarihinde toplam 39.000 TL, 10.03.2010 tarihinde 35.000 TL olmak üzere toplam 141.000 TL'nin davalıya ödendiği, davacının 12.01.2010 tarihli sözleşme kapsamında yaptığı bu ödemeler nedeniyle denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tüketici fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artışlar, işçi asgari ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik ortalamalar alınmak suretiyle bilirkişi tarafından düzenlenen 08.06.2022 tarihli rapora göre;
davacının yaptığı ödemeler neticesinde dava tarihine göre ulaşacağı alım gücünün alacağı değerin 200.603,38 TL olacağının mütalaa edildiği, Yargıtay ilamı göz önünde bulundurularak, geçerli bir sözleşme bulunmadığından davacının salt sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri isteyebilme hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 200.603,38 TL'nin ıslah tarihi 11.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2192, K. 2024/4272, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama