KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2389 E., 2024/2381 K.·Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin Birleşen 2016/430 Esas - Sayılı Dosyası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1434 E., 2023/380 K.
- Dava tarihi
- 25.07.2016
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıfatıyla
- Sayısı
- 2016/411 E., 2019/318 K.
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki asıl ve birleşen genel kurulun iptali davalarında, 25.06.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ve 28.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının alınmasında yasa, ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırı bir husus olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı asil ve birleşen davada davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmasına göre, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/332 E. ve 2018/528 K. sayılı dosyasında alınan 06/04/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda 28.06.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddelerinin incelenmiş bulunmasına ve anılan maddelerde yer alan genel kurul kararlarının iptalini gerektirecek kanuna,
ana sözleşmeye ve usule aykırılık bulunmadığı, asıl ve birleşen davacıların istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazların yönetim kurulu üyeleri hakkında açılabilecek sorumluluk davasında tartışılıp değerlendirilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde asıl davada davacı asil ve birleşen davada davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından asıl davada davacı asil ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2389, K. 2024/2381, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama