İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2391 K.2024/499

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2391Karar2024/499Tarih5 Şubat 2024Okuma8 dk · 1.515 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/2391 E., 2024/499 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.515 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve babası ... ie davalı arasında 18.06.2015 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili ve babasına ait arsa ile davalının sahibi bulunduğu arsanın tevhit edilerek yeni bir parsel oluşturulacak ve oluşacak yeni parselin tamamı üzerine bina inşa edilerek sözleşmede belirtilen şekilde pay edileceğini, üç parselin birleştirilip ortaya çıkacak daire ve dükkanların taraflar arasında bölüşüleceğini,

müvekkili kendi hissesinin %70 'inden davalı lehine feragat ederek kalan % 30 'luk kısmı ile davalıya ait olduğunu düşündüğü arsadan da kendisine düşecek pay ile nam ve hesabına verilecek ev ve dükkanlarının m² sinin artması ile daha değerli taşınmazlara sahip olma amacı ile bu sözleşmeyi imzaladığını, davalının kendisine ait olmayan bir arsanın kendisine aitmiş gibi belirterek,

sözleşmede açıkça belirtildiği gibi her üç parsele müştereken yapılacak inşaattan sözleşmede belirtilen daire ve dükkanların müvekkiline verilmesini kabul ederek müvekkilini irade fesadına uğrattığını, 113 nolu parseldeki arsanın davalıya ait olduğunu bilmesi durumunda ... bu sözlemeyi imzalamayacak ve kendisine düşen taşınmazlardan büyüklük ve konum farkı ile değer kaybına uğramayacağını,davalının kendisinin olmayan taşınmazı kendisinin gibi beyan ettiğini,

sözleşme sonrası müteahhit firma inşaat ... ruhsatı alınması için gerekli tüm projeleri en hıslı şekilde yapacaktır şartına uyulmadığını ve 1 yıldan fazla süre geçtikten sonra inşaat ... ruhsatı için başvurduğunu, davalının yapılacak daire ve dükkanlara sözleşmede m² belirtmeyerek ileride kendisi lehine olacak durumları gözettiğini ve müvekkilini bu hususta yanılttığını, davalının kendisinin satın almış olduğunu beyan ettiği boş arsa daha sonra bir başkası tarafından inşaat yapılarak oturulur hale getirildiğini, buna rağmen sözleşme konusu arsalar üzerindeki bina çok daha uzun süre geçmesine rağmen tamamlanamadığını,

davalı tarafından inşaat izin ruhsatı başvurusu yapılmayarak iyiniyet ve basiretli davranma hükümleri kasti olarak ihlal edilidğini ve kira gelirinden mahrum kalan müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalının sözleşmenin yapılması, içeriği, arsa konusu ve binanın yapılması aşamasında dahi kendine ait yerlere sözleşme harici fazlalıklar eklemesi ile müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, sözleşmede müvekkilinin irade fesadına uğratıldığı ve bu nedenle hak kaybına uğradığı,

sözleşmenin yanıltma ve davalının basiretli tacir gibi davranmayarak sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle feshi ile yapılan bina ile birleşem sonucu ortaya çıkacak değer artışının tesbiti ile ödenmesine, yapılmış bulunan fazlalıkların müvekkil hissesi oranında hesaplanarak bedelin tahsili, bağımsız bölümlerin normal şartlar altında bitmesi durumunda alacağı kiranın tespiti ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici müvekkilinin edimini yerine getirdiği, kat irtifakı kurulduğu, sözleşme ile belirlenen 24 aylık ... teslim süresinin dolmadığını, 113 parselde kayıtlı taşınmazda yapılan inşaatın farklı bir kişi/şirket tarafından yapıldığı en geç tamamlanma iskanının alındığı 30.06.2016 tarihi itibari ile belli olduğunu, ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/10 D.... sayılı dosyasında yapılan incelemede, yapılan binada farklı bir şirket adının yazdığı açık şekilde ortada olduğunu, günümüzde şirket veya şahıslar tabela ile bilgilendirme çalışması yaptığını, davacının 1 yıllık hak düşürücü süreyi geçirdiğini, müvekkilinin hileli davranışı ile ilgili herhangi bir somut açıklama yapılmadığını, sözleşmede 3 parselin birleştirilmesinden sonra ortaya çıkacak taşınmazın %30’unun davacı ve diğer hissedara ait olacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığını, 113 no.lu parsel müvekkiline ait olsa da olmasa da hak talep edemeyeceklerini,

sözleşmede “ yapılacak binanın ön cepheden bakınca kendi parsel sınırları m²'si içinde” denildiğinden 113 parselde yapılacak inşai faaliyetten herahangi bir hak ve talebin bulunamayacağını, 113 parselin sözleşmenin temeli sayılmayıp yanılmanın esaslı olmadığını, Değişik ... dosyasında alınan raporda 113 parselin birleştirilmemesi ile yer sahipleri için herhangi bir hak kaybı olmadığı, 113 parselin birleştirilmesi ile inşaat alanı artmayacaktır tesbitinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça 113 parsel sayılı taşınmazın kendi parselleriyle birleştirilerek inşaat yapılacağı yönünde hileye maruz kaldığı iddia edildiği, 113 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina için 30.06.2016 tarihinde iskan ruhsatı alındığı , oturabilir vaziyete gelen binanın fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacının kendi taşınmazı olan 114 ve 115 parsel sayılı taşınmazlarla 113 parsel sayılı taşınmazın birleşmediğinin ayrı ayrı yapılan inşaatlardan anlaşılacağından davacının hile iddiasının en geç 30.06.2016 tarihinde öğrenmiş sayılacağı ve bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle sözleşmenin hile nedenine dayalı fesih talebine yönelik davanın usulden reddine,

Davacı tarafça dava dilekçesinde tazminat talepleri olmakla birlikte her bir talebi yönünden ayrı ayrı alacak miktarı gösterilmediği, dava değeri olarak 30.000,00 TL olarak gösterildiği, 21.04.2021 tarihli celse ara kararı uyarınca dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi için davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, belirtilen eksikliğin davacı vekili tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle tazminat talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; arsa sahiplerinin yüklenicinin fiilleriyle aldatılarak sözleşme akdedildiği ispatlandığını, hak düşürücü süre de aşım olmadığını, müvekkilin haklı ve sözleşmeye bu haliyle onay vermediğini açıkça bildirdiği ihtarların nazara alınmadığını, davalının soyut ve hayatın olağan halleriyle çelişen varsayımlarıyla hüküm kurduğunu, davalının hilenin daha önceki bir tarihte öğrenildiğini iddia etmesi durumunda bunu ispatlaması gerektiğini, müvekkillerinin dava konusu inşaata uzak yerde oturduğunu,kanunun aradığı bu 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava açma süresi olmadığını,

113 nolu parsele yapılan binanın iskan belgesi alındığı tarihte sözleşme konusu arsaya ilişkin hiç bir somut işlem yapılmamışken arsa sahiplerinin 113 nolu parsele yapılan yapıyı görmüş olduklarının varsayımı tamamen hatalı olduğunu, yüklenicinin arsaya inşaat ruhsatı alması sonrası, sözleşme konusu arsaya daha sadece beton atıldığı aşamada öğrenilmiş ve akabinde hemen 22.06.2017 tarihinde ihtaren sözleşmenin bu haliyle devam edilemeyeceği, yenilenmesi gerektiğini, bildirilmiş ayrıca 15.02.2018 tarihinde sözleşmenin geçersiz olduğu ihtar edilmiş yani sözleşmeye açıkça onay verilmediğini,

yüklenicinin arsa sahibine verilecek bağımsız bölümler üzerindeki aldatmasının incelenmediğini, zararın tazmini talebinin hukuka aykırı olarak açılmamış sayıldığını, ara kararın hatalı olduğunu, asıl talebe ilişkin değerlendirmede bulunmadan feri tazminat talebine ilişkin talep sonucunun gösterilmesine ilişkin ara karar kurmasının hatalı olduğunu, sözleşmenin başlangıcında subjektif imkansızlık içerisinde olduğunu, yüklenici, borca aykırılıklarda bulunduğunu belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hileye dayalı sözleşmenin iptali talebi incelendiğinde; davacı taraf 113 parsel sayılı taşınmazın kendi parselleriyle birleştirilerek inşaat yapılacağı yönünde hileye maruz kaldığı iddia etmekle, tapu kayıtlarının aleni olması nedeniyle davacının ilgili parselin davalıya ait olup olmadığını sözleşme ve parselin iskan tarihi itibariyle bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi,

113 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina için 30/06/2016 tarihinde iskan ruhsatı alındığı göz önünde bulundurulduğunda oturabilir vaziyete gelen binanın fark edilmemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacının kendi taşınmazı olan 114 ve 115 parsel sayılı taşınmazlarla 113 parsel sayılı taşınmazın birleşmediğinin ayrı ayrı yapılan inşaatlardan anlaşılacağının açık olduğu, bu nedenle davacının hile iddiasının en geç 30/06/2016 tarihinde öğrenmiş sayılacağının kabulü ile mahkemece sözleşmenin hile nedenine dayalı fesih talebine yönelik davanın hak düşürücü süre aşımı nedeniyle usulden reddine dair kararının yerinde olduğu,

Davacının alacak talepleri yönünden yapılan incelemede;somut dosyada; davacının, dava dilekçesinde çeşitli alacak kalemleri için ayrı ayrı bedel belirtmeksizin toplam bir alacak talep ettiği, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, her bir alacakla ilgili ne miktarda istemde bulunduğu hususunda davacıya ...119/1-ğ ve 119/2 maddeleri uyarınca yönteminde kesin süre verilmesine rağmen davacının kesin süreye riayet etmediği, bu nedenle mahkemece davacının alacak talebiyle ilgili açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hileye dayalı olarak feshi ile tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TBK 36/1.maddesi, 39. maddesi, 470 vd. maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2391, K. 2024/499, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2391
Karar No
2024/499
Tarih
5 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2391 K.2024/711
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2393 K.2024/761
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2396 K.2024/2035
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2401 K.2024/3191
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2401 K.2024/770
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2402 K.2024/624

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.