KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2408 E., 2024/3966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/292 E., 2023/456 K.
- Karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/55 E., 2022/113 K.
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının arsa sahibi olduğunu yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, kendisine bu sözleşme gereği 5 adet bağımsız bölüm verilmesi gerektiği halde, bağımsız bölümlerin tapularının verilmediğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile tesciline, bu talep kabul edilmezse bağımsız bölümlerin bedeli ve gecikme tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin diğer arsa sahiplerince imzalanmamış olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince davacının tapu iptal tescil talebi reddedilerek bedele yönelik talebi kabul edilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf başvurusu kabul edilerek sözleşmenin geçerliğinin denetlenmesi için ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, sözleşmeye konu taşınmazın tüm sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmamış olduğu, sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle geçersiz sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; sözleşmenin geçersizliği durumunda taraflar, sözleşmenin ifasını isteyemez ve birbirlerini ifaya zorlayamazlar. Geçersiz sözleşmeye dayanarak, birbirlerinden müsbet zararlarını ve menfi zararlarını talep edemezler, ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebilirler.
TBK'nın 77. maddesinde bu kural "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. " şeklinde ifade edilmiştir. Burada borç sebebi gerçekleşmediği halde, iş sahibinin malvarlığından bir zenginleşme, yüklenicinin malvarlığında ise bir azalma söz konusudur.
Somut olayda, davacı arsa sahibinin davalı yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getireceği inancıyla taşınmazı devretmesine rağmen sözleşmede arsa sahibine verileceği kararlaştırılan bağımsız bölümler verilmemiştir. Oysa ki geçersiz sözleşme uyarınca sözleşmenin geçersizliğinin tespitinden itibaren herkes aldığını geri verir.
Mahkemece sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle davacının tapu iptali ve tescili talebinin reddedilmesi doğru olmamış, yukarıda açıklanan gerekçeler ile kararın bozulması uygun görülmüş, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2408, K. 2024/3966, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama