KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2475 E., 2024/2568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/69 E., 2022/337 K.
- Davacılar
- 1-... 2-... 3-...
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
4-... 5-... 6-... 7-... vekili Avukat ... ÜÇÜNCÜ KİŞİ : ...
ASLİ MÜDAHİL
... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 23.10.2007
KARAR
Davanın Kabulü
TEMYİZ EDENLER
Davalı Kooperatif vekili, Üçüncü kişi ...
Davacılar davalarında, davalı yüklenici ile aralarında 16 Mart 2001 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı kooperatif tarafından yapılacak binada kendilerine 2. katta Saraybosna cepheli brüt 170 m² alanlı bir daire ile yine aynı cepheli 40 m² bir iş yeri verileceğinin kararlaştırıldığını, daire ve iş yerinin teslim tarihinin 31.05.2004 olarak belirlendiğini, ancak sürenin bitimine rağmen inşaatı tamamlanmadığını, buna rağmen iş yerinin kooperatif tarafından dava dışı kişilere teslim edildiğini ve halen bu şahıslar tarafından kullanıldığını belirterek,
iş yerine müdahalenin önlenerek kendilerine teslimini, sözleşme gereğince verilmesi gereken daire ve iş yerinin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan kira kaybına ve eksik imalat nedeniyle oluşan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 2010/1430 E. 2011/1536 K. sayılı ilamı ile diğer temyiz istemlerinin reddi ile sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi davalının kusuru nedeniyle inşaatta gecikme olduğu anlaşıldığından bilirkişi ek raporunda saptanan kira kaybı alacağının dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle hüküm altına alınması,
sözleşmede davacılara verilmesi gereken bağımsız bölümlerin numarası belli olmadığı gibi, kat irtifakı da kurulmadığından bilirkişilerden ek rapor alınarak kat irtifakına esas alınacak biçimde bağımsız bölümleri ve arsa paylarını tespit ettirip, sözleşmede kararlaştırılan davacılara ait 1 adet dükkan ile 1 adet dairenin yerinin saptanmasından sonra davacılara teslim kararı verilmesi gerektiği belirtilerek, bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davacılara ait olduğu belirtilen ve bilirkişi ek raporunda yeri açıklanan dükkan ve daireye müdahalenin önlenmesi, kira kaybı alacağı olan 37.070,00 Türk Lirası ile eksik imalat bedeli olan 43.554,00 Türk Lirası'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/2385 E. 2012/5467 K. sayılı ilamı ile davalı lehine yapılan bozma sonucu doğan usuli kazanılmış hak gereği, bağımsız bölüm listesi hazırlatılmadığı ve tüm bölümlere ait arsa paylarının tespit ettirilmediği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece ikinci bozma ilamına uyulmuş bu kez yapılan yargılama sonucunda sözleşmede belirtilen vasfıyla verilmesi kararlaştırılan 1 adet dükkan (40 m²) ve bir adet dairenin (170 m²) A ve B blok'ta bulunmadığı, bina girişinin sol tarafına denk gelen dükkanın davalı kooperatif tarafından Asli Müdahil ...'a satıldığı, bu dükkanın davacıların dava konusu ettiği dükkan olmadığı, C blok'ta 45,1 m², 40,6 m², 40 m² dükkanların olduğu ve sözleşme kriterine en uygun dairenin ve dükkanın C blok'ta bulunduğu ancak davacılara ait 5470 ada 9 parselin A ve B blok'ların olduğu kısma tekabül ettiği ve C blokun dava konusu olmadığı, davacılara verilmesi taahhüt edilen 170 m² brüt alanlı dairenin projede de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.01.2019 tarihli, 2018/3385 E., 2019/95 K. sayılı ilamı ile; konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan mahallinde keşif yapılarak sözleşmeye göre davacı arsa sahiplerine bırakılan dükkan ve dairelerin tespiti ile kat irtifakına esas bağımsız bölüm numarası verilip,
arsa payı da hesaplattırılmak suretiyle müdahalenin önlenmesi konusunda infazı kabil bir karar verilmesi ve davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan eksik işlerin giderim bedeli ve gecikme tazminatı ile ilgili istemin dava ve ıslah tarihleri de gözetilerek kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davacıların mülkiyet hakkından yararlanmalarını tamamen ortadan kaldıracak şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; sözleşmede inşaat süresinin, ruhsat tarihi olarak öngörülen 31/05/2001 tarihinden itibaren 36 ay sonrası olarak kabul edildiği, ruhsatın öngörülen tarihten çok sonra alındığı, bunda davalı tarafın ihmal ve kusurunun bulunduğu, davaya konu dükkan ve dairenin öngörülen tarihte davacılara teslim edilemediği,
dairedeki eksik imalat bedelinin 43.554,00 Türk Lirası olduğu ve davalı tarafından davacılara ödenmesi gerektiği, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinde geç teslimden dolayı davacıların 37.070,00 Türk Lirası kira kaybı oluştuğu, son bozmadan sonra alınan 21/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacıya verilmesi gereken dükkanın 6480 Ada 14 Parselde bulunan B Blok, zemin kat,
17 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın sözleşmeye en uygun dükkan olduğu ve yine sözleşmedeki 2. kat brüt 170 m² alanlı Saraybosna cepheli dairenin ise A blok 2. kat 6 bağımsız bölüm numaralı dairenin ise en uygun daire olduğu yönünde bildirilen bilirkişi raporu içeriği hükme esas alınarak bu iki taşınmaza yönelik davalının vaki müdahalesinin men'i ile davacılara teslimine, dairelerin eksik imalat bedeli 43.554,00 Türk Lirası'nın ve 37.070,00 Türk Lirası kira kaybının davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekili ve dava dışı 3. kişi ... vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacının müdahalenin önlenmesi istemi inşaatın yapıldığı parsellerin tapu paydaşları ve ikamet edenlerin hukukunu etkileyecektir. Anılan kişilerin yokluğunda görülen böyle bir davada verilen kararın onlara karşı infaz edilmesi ve kesin hükümden söz edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Davada taraf olmayanın durumu tartışılarak onun leh veya aleyhinde bir karar verilemez.
Bu durumda, mahkemece müdahalenin önlenmesine karar verildiğine göre, halen taşınmazı kullanan ve hukuki menfaati ihlal edilen 3. kişi olarak dilekçe veren ...’e karşı müdahalenin önlenmesi ve kal istemli dava açması için davacıya süre verilmesi, dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, bu kişilerin varsa savunma ve delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bozma nedenine göre, davalı kooperatif ve 3. Kişi vekillerinin hükme ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2475, K. 2024/2568, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama