KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2619 E., 2024/4004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/969 E., 2023/503 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/23 E., 2021/364 K.
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklı munzam zararın tahsili istemli davada davacı yüklenicinin davalı iş sahibinin sözleşme gereği ödemeyi geç yaptığı yönündeki iddiasını Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/401 E. sayılı itirazın iptali davasına dayandırdığı,
anılan davada davacı alacağının 76.804,00 Türk Lirası olduğunun belirlendiği ve kararın kesinleştiği, davacının gecikme nedeniyle faizi aşan zarar konusunda iddiasını dayandırdığı ve davacı tarafından 80.000,00 Türk Lirası tutarında kullanıldığı iddia olunan kredinin banka kayıtlarında bedelinin farklı olduğu ve ilk kullandırılma tarihinin taraflar arasındaki akdi ilişki kurulmadan öncesinde 2005 yılında olduğu,
davacının teminat mektuplarına karşılık ipotek ettiği taşınmazın 150.000,00 Türk Lirası'na satıldığını oysa güncel değerinin 950.000,00 Türk Lirası olduğunu iddia ettiği ancak taşınmazın satış tarihi dikkate alındığında satış bedelinin piyasa koşullarında makul olduğu, davalıdan tahsil edilen bedel ile birlikte faiz alacağı da tahsil edilmiş olup davacının bunu aşan zararı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından davacı tarafın munzam zarar talebine ilişkin belirttiği hususların munzam zarar hesabında dikkate alınamayacağı, davaya dayanak yapılan 26.02.2010 tarihli protokolde davacının talep edebileceği alacağın şarta bağlı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; 26.02.2010 tarihli protokolün karşılıklı edimler içerdiği, davacının da edimini yerine getirmediğinin Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/401 E. sayılı davasında belirlendiği, anılan davanın 05.10.2017 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten kısa bir süre sonra 22.10.2017 tarihinde davalının davacıya talebe konu bedeli reeskont faiziyle ödediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2619, K. 2024/4004, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama