KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2620 E., 2024/1676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3324 E., 2023/493 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/13 E., 2018/315 K.
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, iflasta kayıt kabul davasında davacı bankanın, iflas tarihi itibariye müflis şirket ve diğer takip borçluları hakkında giriştiği her 3 takip dosyasına ilişkin olarak toplam 13.079.756,80 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, ancak talebin 12.840.786,11 TL olması nedeniyle taleple bağlılık kuralı gereği işlemiş faiz alacağının bu miktarla sınırlı tutulması ve bu miktarın nakit alacak olarak masaya kaydının gerektiği; gayri nakdi çek kredisi bedelinin de 99.280 TL hesaplandığı, yine taleple bağlı kalınarak 72.600,00 TL şarta bağlı gayri nakdi alacağın da iflas masasına kaydının gerektiği; henüz ödenmemesi ya da kesilmemesi nedeniyle tahsil harcı alacağının masaya kaydının olanaklı olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından tacir olan tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları temerrüt faizi oranı ve buna göre bilirkişi heyeti tarafından iflas tarihi itibari ile yapılan hesap bakımından usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda, müflis şirketin asaleten kullandığı krediler bakımından kendisine verilen çek karnesi teslim tutanakları sunulmasa da, davacı banka tarafından sunulan çek statü raporlarında belirtilen çek yapraklarının halen müşteri uhdesinde olduğu,
davacının çek taahhüt riskinin devam ettiği anlaşıldığından, mahkemece taleple bağlı kalınarak çek taahhüt riskinden doğan alacağın şartlı alacak olarak masaya kaydına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle alınan rapor içeriği sözleşmenin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2620, K. 2024/1676, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama