KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2671 E., 2023/4385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/749 E., 2021/1250 K.
- Dava tarihi
- 29.01.2018
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.
- Sayısı
- 2018/42 E., 2021/11 K.
Karar Metni
1.328 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
ASIL DAVA
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait iş makinesinin bakım ve tamirlerinin davalı yetkili servis tarafından yapıldığını, ancak bir süre sonra aracın arızalandığını ve çalışmadığını, 112.413,00 TL tamir masrafından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, tamir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; makinanın faal ve çalışır durumda davacıya teslim edildiğini, tamiratın ayıplı olmadığı gibi ayıp ihbarının da süresinde yapılmadığını, makinadaki hasara davacının sebep olduğunu, bakım ve tamir işi ile ayıp arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN 2018/117 ESAS SAYILI DAVADA
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait iş makinasının bakım ve tamirlerini yaptığını, ancak iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça iş makinasının tamir ve bakımının yapılmasından sonra aracın arızalandığını ve çalışmadığını, aracın Ankara'ya getirilerek arızanın sebebinin tespit edildiğini, buna göre aracın yetkili servis tarafından yapılan bakımı sırasında strayder filtre çubuğunun tank kapağına oturtulmaması sebebiyle sağa sola sallanarak bağlı olduğu sacı kırdığı, kırılan parçaların emiş hortumundan geçerek pompaya ulaştığı, pompanın ve aracın bu nedenle hasar gördüğünün rapor edildiğini, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosya yönüyle bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre iş makinesinde bulunan ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, iş makinesinde ayıbın ortaya çıktığı tarih itibariyle piyasa rayiçlerine göre ayıp nedeniyle oluşan hasarların giderilme bedelinin icra takip dosyasındaki miktar olduğu, ayıplı tamir ile hasarlar arasındaki illiyet bağının hükme esas alınan heyet raporunda denetime elverişli olabilecek şekilde gösterildiği,
birleşen dava bakımından, davacı yüklenici bakiye iş bedelini talep etmekte ise de, tamir ayıplı yapıldığından bedelin talep edilemeyeceği, ancak dava konusu ayıplı imalat faturaları dışında öncesine ait cari hesap ilişkisinden kaynaklanan fatura bedelinin 2.548,16 TL olduğu ve her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı ve birbirini doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 113.413,00 TL'ye takip tarihindeki faiz işletilmek suretiyle devamına, icra inkâr tazminatına yönelik talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.548,16 TL'ye yönelik itirazın iptaline,
takibin asıl alacak olan 2.548,16 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, icra inkâr tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dosyada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının delil tespiti sonrasında iş makinesini hazır etmediğini, bilirkişi heyetleri tarafından makinenin incelenmediğini, davacı tarafın müvekkil firmadan dava konusu makineyi çalışır ve faal durumda teslim aldıktan sonra tespitin yapıldığı güne kadar geçen yaklaşık 46 günlük süre zarfında makineyi ne şekilde kullandığının belli olmadığını, dava konusu arızanın ne şekilde oluştuğunun kesin şekilde tespit edilemediğini, tamir ile ayıp arasında illiyet bağının bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, birleşen dosya bakımından ise,
süresi içerisinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi, dava konusu makinede meydana geldiği iddia edilen arıza ve bundan kaynaklanan zarar ile müvekkil firmanın verdiği hizmet arasında uygun illiyet bağı olmadığını, dış servis formları ile de açık olarak görüldüğü üzere birleşen dosya davalısı şirketle aralarında kurulan eser sözleşmesinde yapmakla üstlendiği işler içerisinde filtre imalatına ilişkin tamirat olmadığını, davalı şirketin faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaların münderecatını kabul ettiğini ve davalı şirketin alacağı muaccel hale geldiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine,
birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunmadığı, davacının makinesinde meydana gelen arızanın kullanıcı kusurundan kaynaklı olmadığı, bakım planında öngörüldüğü şekilde tank, süzgeç temizliğinin, süzgecin kontrolünün yapılmamasından kaynaklı olarak davalının kusurundan kaynaklandığı, davalının eksik ve kusurlu hizmet verdiği, bu durumun gizli ayıp teşkil ettiği, onarım bedeli olarak delil tespit dosyasında belirlenen bedelin makul olduğu,
davacının delil tespit raporu sonucunda öğrendiği ayıba karşı süresi içinde davalıya başvurduğu, ihbarda bulunduğu, asıl davanın kabulü kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, birleşen dava yönünden ise ayıbın vasfı sebebiyle bu ayıbı gidermeye yönelik onarım işlemlerinden davalı tarafın sorumlu olduğu, davacıdan alınmak istenen ücretlerin ayıbın niteliği göz önüne alındığında alınmaması gereken bir ücret olduğu belirtilerek,
incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı-birleşen dosyada davacının asıl ve birleşen dava yönünden yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dosyada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen dosyada davacı; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava bakımından eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıbın giderilmesine yönelik tazminat, birleşen dava ise, bakiye iş bedelinin tahsiline yönelik itirazın iptali ve takibin devamı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı HMK'nın 166. maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek görülmeleri mümkündür. Ancak birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Birleştirilen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/117 Esas sayılı dava dosyasında, 26.690,93 TL’nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyize konu edilen toplam miktar 24.142,77 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığından iş bu davada davacı yüklenicinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen gerekçelerle temyiz edilmiş ise de, istinaf mahkemesince yapılan ve yukarıda belirtilen değerlendirmeler usul ve yasaya uygun olduğundan davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Temyiz olunan birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/117 Esas sayılı dava dosyası için verilen temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava dosyası bakımından 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2671, K. 2023/4385, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama