KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2711 E., 2024/3442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/983 E., 2023/700 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/922 E., 2022/229 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... Mühendislik Pro. İnş. En. Ür. ve En. Nak. Hat. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı, diğer temyiz edenler vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacı-karşı davalı birleşen davada davacı ... Müh. Pro. İnş. En. Er ve Nak. Hat. Taah. Tur. San ve Tic. Ltd Şti vekili Avukat ..., birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-karşı davacı birleşen davada davalı ... Ener. Elek. Ür. San ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
1-İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinde iki tarafın da kusurlu olduğu, yükleniciye hak ettiği imalat bedelinden daha fazla ödeme yapıldığından herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava bakımından sözleşmenin feshinde karşı davacının da kusurlu olması nedeni ile gecikme cezası ve üretim kaybı bedeli isteyemeyeceği, karşı davalının işçilerine yapılan ödemelerin dava tarihinden sonra olduğu,
santral binası duvarlarındaki sızma ve beton yüzeylerin pürüzsüz olmaması nedeni ile toplamda 1.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, birleşen 2017/821 Esas sayılı menfi tespit istemli davada, icra takibine konu teminat senedi bakımından, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmediği, yükleniciye hak ettiği imalat bedelinden daha fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl dava, karşı dava ve birleşen 2017/821 Esas sayılı birleşen davada taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
3-Bu karara karşı süresinde asıl dava, karşı dava ve birleşen 2017/821 Esas sayılı birleşen davada taraflar vekillerince süresinde duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; mahkeme eli ile çıkarılan kesin hesapta yükleniciye hak ettiği imalat bedelinden fazla ödeme yapılmış olduğu, asıl davada davacının ileri sürdüğü ÇED raporu öncesinde davacının yer teslimi ile imalata başladığı ve taraflar arasında 8 adet hakediş düzenlenerek davacıya ödeme yapıldığı, davacının ileri sürdüğü ÇED raporunun ise kendisine ait beton santrali ile ilgili olduğu,
davacının sözleşmede müşavir olarak da yer alması ve davalıya yönelik düzenlediği danışmanlık faturaları bakımından da bedel tahsil ettiği, bu hali ile asıl davada davacının bir alacağı bulunmadığından asıl davaya yönelik taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, karşı davada sözleşmenin 20. maddesinde belirtilen fesih usulü dışında hareket eden karşı davacının sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu ve ifaya ekli cezai şart niteliğindeki alacak kalemlerini talep edemeyeceği, işçilik alacakları bakımından ödemelerin dava tarihinden sonra olduğu,
eksik ve ayıplı işler bakımından sunulan 5 faturanın 4’ünün fesih tarihinden sonra olduğu, yapılan harcamaların ise yüklenicinin sözleşmedeki sorumluluğundan farklı harcamalar olduğu, karşı davada davacının 25.01.2017 tarihli sayman mutemedi alındısına göre 1024,65 TL harç yatırdığı ve sadece harçlandırdığı alacak kalemleri bakımından talepte bulunulabileceği, birleşen davada ise icra mahkemelerinin verdiği kararların kural olarak kesin hüküm teşkil etmeyeceği, takip konusu bononun 24.09.2013 tarihli teslim tutanağına göre teminat amaçlı verildiği kanaati ile taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2711, K. 2024/3442, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama