KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3066 E., 2024/4162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/4 E., 2023/235 K.
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat..... ile davalı vekili Avukat ....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin S.S. Toprakkent Arsa Konut Yapı Kooperatifi’nin üyesiyken üyeliğini dava dışı ....ye noter hisse devri senedi ile devrettiğini, ancak daha sonra üyeliği aynı usulle geri aldığını, buna rağmen kooperatif tarafından ferdileştirme işlemleri sırasında kendisine düşen bağımsız bölümün ... adına tescil edilip ... tarafından bilahare davalı adına devredildiğini, bu tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı bedeli mukabilinde ...’den satın aldığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaza ait tescilin yolsuz olarak yapıldığı, davalı tarafın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde, davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 28.11.2022 tarihli, 2021/5903 E., 2022/5508 K. sayılı kararı ile dosya kapsamından davacının hisse devir sözleşmesi ile devrettiği üyeliği sonradan geri aldığının anlaşıldığı, ancak davacının bu hususta kooperatife yeniden başvuru yapıp yapmadığının araştırılmadığı,
dava dışı... adına yapılan ferdileşmenin yolsuz olarak nitelendirilebilmesi için davacının üyeliği yeniden devraldığını kooperatife bildirmesi ve davalının kötüniyetli olması gerektiği, aksi halde ferdileşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, bu durumda, davacı ...'in devir işleminden sonra kooperatif üyeliğinin devam edip etmediğinin, hisseyi yeniden devraldığını kooperatife bildirip bildirmediğinin araştırılması, davacı üye değil ise bu davayı açamayacağı, davacı üye ise bu kez de davalı ...'nın iyiniyetli olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek,
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ...'in üyeliği...'e devrettikten sonra kooperatife aidat ödemesi yapmadığı, tüm ödemelerin... tarafından yapıldığı, 2000 yılından sonraki genel kurulların hazirun cetvellerinde...'in adı yazıldığı, İbrahim'in toplantılara katılmadığı, üyelikle ilgili lazım gelen tüm yükümlülükleri...'in yerine getirdiği, her ne kadar davacı ... hakkında verilen bir ihraç kararı başka bir mahkeme kararı ile iptal edilmiş ise de, dosyadaki bozma kararı karşısında, İbrahim'in bu yöndeki savunmalarına değer verilemeyeceği, sonuç olarak, davacı ...'in kooperatif üyesi olmadığı,
bu davaya açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesinde "Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı ... 12.01.2008 tarihli yönetim kurulu kararıyla, ödemelerini yerine getirmediğinden bahisle kooperatif üyeliğinden ihraç edilmiştir. Bu karara karşı, davacı ... tarafından açılan dava sonucunda, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.06.2009 tarih ve 2008/234 E., 2009/306 K. sayılı kararıyla, ihraç kararının iptaline karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
İhraç kararının iptaline ilişkin davanın yargılaması sürerken, davacı ... kooperatif hissesini 18.08.2009 tarihinde dava dışı... Ekinci’ye devretmiş, 12.11.2009 tarihinde ise bu üyeliği yaptıkları ayrı bir hisse devir sözleşmesi ile tekrar devralmıştır. Davacı ... tarafından açılan dava sonucunda ihraç kararı iptal edildiğinden ve 12.11.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi ile üyeliği tekrar devraldığından, davacı ...’in dava tarihi itibariyle kooperatif üyesi olduğu sabit olup, eldeki davaya ilişkin aktif husumet ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
Davacı ... tarafından üyeliğin...’e devrinden sonra, kooperatif tarafından... üyeliğe kabul edilmiş ve dava konusu C blok 13 no.lu bağımsız bölüm 20.01.2014 tarihinde... adına ferdileşme ile tescil edilmiştir. ..., 18.08.2016 tarihinde bağımsız bölümü tapuda kız kardeşi davalı ...’ya devretmiştir.
Her ne kadar, davacı ...’in, üyeliği...’den geri aldığına dair kooperatife bir bildirim yapıldığına ilişkin bir belgeye rastlanmamış ise de..., İbrahim’in kayınbiraderi olup, söz konusu üyeliği yeniden İbrahim’e devretmiş olmasına rağmen, az yukarıda açıklandığı üzere, kooperatif tarafından adına yapılan ferdileşmeyi kabul etmiş ve daha sonra daireyi kız kardeşi davalı ...’ya tapuda devretmiştir.
Taraflar arasındaki akrabalık ilişkisine tekrar değinmek gerekirse; davalı ... ile kendisine tapu devri yapan dava dışı... kardeş olup, davacı ... de... ve...’in enişteleridir. Bu yakın akrabalık ilişkisi içerisinde, ... ve...’nın, davacı ...’in kooperatif üyeliğinden ihracının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, İbrahim’in yeniden kooperatif üyeliğine döndüğünü bilmemeleri mümkün değildir.
Bu itibarla, dava dışı... adına ferdileşme yoluyla yapılan tescil, yolsuz tescil hükmündedir. Davalı ...’nın yolsuz tescili bildiği ya da bilmesi gerektiği, bu nedenle iyiniyetli kabul edilemeyeceği açık olup TMK’nın 1023 ve 1024. maddeleri uyarınca, tapuya güven ilkesinden yararlanamaz. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3066, K. 2024/4162, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama