KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3142 E., 2024/4357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/517 E., 2023/778 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/570 E., 2021/372 K.
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1- Davacı yüklenici bakiye hak ediş alacağının tahsili amacıyla açtığı davada, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/536 Esas, 2012/525 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile 142.000,00 TL’nin davalı idareden tahsiline karar verildiği, söz konusu alacağın davalıdan 2016 yılında tahsil edildiği, alacağının zamanında ödenmemesi nedeniyle başka işlerde kullanamadığını, ayrıca teminat mektuplarının da süresinde iade edilmediğini, bu nedenle kâr kaybı olduğunu belirterek,
kâr kaybı ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının 142.000,00 TL'yi geç almasından dolayı kaçırmış olduğu işlere yönelik herhangi bir inandırıcı belge ve delil ileri sürmediği, ayrıca ortada feshedilen bir sözleşme bulunmadığı, her iki tarafın karşılıklı iradeleri ile sözleşmenin uzatıldığı dikkate alındığında yine bu geç ödeme nedeniyle davacı şirketin ticari hayatta prestijinin sarsıldığına dair dosyaya tek bir delil sunulmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 2022/517 Esas, 2023/778 Karar, 06.06.2023 tarihli kararı ile; mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince duruşma istemli temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime ait olup, davacı yüklenici iş bu davada bakiye hak edişin zamanında ödenmediği,
teminat mektuplarının süresinde iade edilmediği gerekçesiyle kâr kaybı talep etmekle munzam zarar iddiasında bulunmuş olup, davacı yüklenicinin hak ediş bedelinin tahsili istemiyle 2010 yılında açılan davada, hükmedilen alacağın davalı idareden 2016 yılında faiziyle birlikte tahsil edildiği, tahsil tarihi ve öncesinde enflasyon ve faiz oranları dikkate alındığında bu oranların yüksek olmadığı ve ayrıca davacının yargılama aşamasında da munzam zararını ispat edemediği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3142, K. 2024/4357, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama