KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3554 E., 2024/4925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1367 E., 2023/387 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul-Ret
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı-karşı davada davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemli asıl ve karşı davada, sözleşmenin davalı yüklenici tarafından feshinin haklı olduğu, davacı taşeronun bakiye iş bedeli ile işin ikinci kez yapılması nedeniyle hak ettiği bedelin tahsilini talep edebileceği, karşı dava bakımından ise davalı-karşı davada davacının eksik işlerin yapılması için dava dışı kişilere yaptığını ispat ettiği ödemeleri talep edebileceği, bu bedelin asıl davada hükmedilen bedelden mahsup edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 120.575,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu ve sözleşmede yer alan zarar gören yerlerin onay alınmadan yapılmayacaktır şeklindeki ibare değerlendirildiğinde, davacı-karşı davalının işi verilen sürede yerine getirmediği, böylece sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafından feshedildiği, ancak davalı-karşı davacının uğradığı zararı ispatlayamadığı, işin bir kısmının sözleşmenin feshi nedeniyle dava dışı ...'a yaptırıldığının sabit olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 06.10.2022 tarihli, 2021/1322 Esas, 2022/4601 Karar sayılı kararıyla, mahkemece hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davacı taşeronun ikinci defa yaptığını belirttiği işler yönünden zamanında genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği,
kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, karşı dava bakımından üçüncü kişiye (...’a) işin tamamlanması için fazla olarak ödendiği iddia edilen bedelin usulüne uygun olarak ispat edilemediği dikkate alınmadan davacı taşeronun alacağından mahsubu yoluna gidilmesi doğru olmadığı, kabule göre de asıl ve karşı dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4- İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bakiye iş bedeli ile ek iş bedelini talep edebileceği, karşı davanın ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 52.321,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
5-Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, düzenlenen bilirkişi raporunun olaya uygun, içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3554, K. 2024/4925, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama