KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3778 E., 2024/4141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/793 E., 2023/789 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/517 E., 2021/72 K.
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
1-İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, davacı yüklenicinin ödeme güçlüğüne düşmesinde ve iflasında davalı iş sahibinin bir kusurunun olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesin kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
yine taraflar arasında düzenlenen 09.05.2008 tarihli fesihname içeriği, davacının haricen satış yaptığı bağımsız bölümlere ilişkin üçüncü kişiler tarafından tüketici mahkemesinde açılan dava dosyası içerikleri, davacı hakkında dava dışı alacaklılar tarafından yürütülen icra takip dosyası içerikleri,
davacı tarafından davalı ve dava dışı arsa sahibi kooperatif aleyhine Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/179 Esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptali ve tescil ile tazminat talebiyle açılan dava neticesinde verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ilam içeriği ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek rapor içeriği dikkate alınarak, davanın usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkindir.
Mahkemece taleplerin reddine karar verilmiş, sayın çoğunluk kararı onamıştır.
Çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, manevi tazminat bakımından temyiz yolunun açık olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğuna ve tazminat miktarı hesaplanmadığına göre temyiz yolunun açık olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.(HMK 362/2)
Manevi tazminat talebine gelince, malum olduğu üzere manevi tazminat taleplerinde fazlaya ilişkin talebin saklı tutulması mümkün değildir.
Yine bilindiği üzere, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini aynı dilekçe ile ileri sürmesi halinde “davaların yığılması” müessesesinin işleyeceği açıktır.(HMK 110.m) Manevi tazminat ile bir başka dava birlikte açılmışsa vekalet ücretinin dahi ayrı maddeler ile hüküm altın alınması gerektiği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (10/4.m.) gereğidir.
Manevi tazminat davalarında miktar veya değere bakılmaksızın istinaf kanun yoluna müracaat mümkün ise de (HMK 341/2), temyiz bakımından böyle bir düzenleme getirilmemiştir. Dolayısıyla manevi tazminat davalarında da temyiz kesinlik sınırı gözetilecektir. (HGK 2019/845E, 2020/153K, 18.02.2020 tarihli kararı)
Davaların yığılması halinde her dava bakımından kanun yolları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Nitekim Dairemizin 2022/4673 Esas, 2023/3134 Karar sayılı 4.10.2023 tarihli, 2023/1656 Esas, 2024/1378 Karar sayılı 8.5.2024 tarihli kararları da aynı yöndedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3778, K. 2024/4141, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama