KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3819 E., 2024/1565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/151 E., 2021/1074 K.
Karar Metni
1.821 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabulüne, davalı Amerika Birleşik Devletleri yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... iş ortaklığının taraflarca 15.12.2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile kurulduğunu, ortaklığın kuruluş amacının ... Ordusunun ... Bütçesi ile ... Hava alanı içerisinde kendilerine ait bölümde yaptıracakları DESINGN BUİLD REPLACE FAMİLY "Eagle Housing" ... AB-Turkey olarak adlandırılmış olan ... numaralı proje olup, bu projeye ...
Şirketlerinin beraberce iş ortaklığı sözleşmesine uygun olarak tek bir teklif vererek taahhütte bulunduklarını, zaten sözleşmenin 1. maddesinde de iş ortaklığının konusu olarak bu hususu belirtiklerini, bu sözleşme Adana ... Beldesinde yapılacak olan 100 adet dubleks villanın inşaatı için düzenlenmiş olup, işin yapılacağı ve sözleşme ediminin yerine getirileceği yerin Adana, iş ortaklığının pilot firmasının ..., davalı ...'ın ise proje müdürü olduğunu, davalı ...
İnşaat A.Ş. ile ...'ın taraflar arasındaki sözleşmeye ve kanuna aykırı işlemler yaptığını, bu nedenle sözleşmenin feshedilmesine yol açtıklarını, davacı müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilinin 13 bent halinde sayılan 35.463.628,00 TL miktarındaki zararının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000.000,00 TL'sinin her zarar kalemi için doğduğu tarihinden itibaren sözleşmeye göre hesaplanacak % 5 faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 15.12.2009 tarihli dilekçe ile dava konusu taleplerini açıklamış, 02.08.2021 tarihli ıslah dilekçesinde ise,
dava değerini arttırarak toplam 27.874.490,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari alacaklara uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş ortaklığının proje müdürü olarak görevli olduğunu, zararların doğmasında pilot ortak ... şirketinin doğrudan ve birinci derecede sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edilmesine ve davacının zarara uğramasına, davalı pilot firmanın yükümlülüklerine uygun davranmamasının neden olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ortaklık devam ederken fesih davasının derdest oluşu karşısında davanın reddinin gerektiğini, bu davanın görülebilmesi için öncelikle Amerika'ya karşı açılan davanın ve davacı yanca taraflarına ikame edilen ortaklığın feshi davasının sonuçlanmasının hukuken zaruri olduğunu, davacı yanın iddialarının hiçbirinin gerçek olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
3-Davalı ... hükümeti vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu davadaki taleplerin taraflar arasındaki sözleşme gereği uyuşmazlık hallerinde gitmeyi kararlaştırdıkları ...
Mahkemesinde ifade edilmiş bulunduğunu, ayrıca görevli ve yetkili Amerika Mahkemesinde görülen davada alınacak kararın davacının buradaki talepleriyle irtibatlı olduğunu, sözleşmenin ihtilaflar bölümünde gerek münferit gerekse bütün itilafların yargılanması ve karara bağlanmasında ...
Silahlı Kuvvetleri Sözleşme Temyiz Kurulu ile Birleşik Devletler Federal Davalar Mahkemesi'nin münhasır yetkili olduğunu kabul ve beyan eder hükmü bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. ve 10. maddesi uyarınca davanın Amerika'daki Tahkim Kurulu American Arbitration Association da görülmesi gerektiğini, Türk mahkemelerinin yetkili ve görevli olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2011 tarih ve 2009/294 Esas, 2011/373 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1-İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili süresinde temyiz isteminde bulunmuştur.
2-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarih ve 2012/5968 Esas, 2013/331 sayılı kararı ile, davacı şirket vekilinin 14/12/2012 tarihli dilekçesiyle davalılardan ... hükümeti ile ilgili olarak açtığı davadan vazgeçtiğini beyan ettiğinden ve dilekçe içeriğinde avukatın kimlik tespiti yapılmış olup, vekaletnamesinde de davadan feragata yetkisi bulunduğu anlaşıldığından feragat ile ilgili olarak karar verilmek üzere mahkeme kararının davalı ... hükümeti yönünden bozulmasına, davacı ... (...
İnş. Elk. Mak. Tur. Ltd. Şti.) daha önce Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/77 Esas sayılı dosyası ile davalı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.
Aleyhine iş ortaklığını zarara uğrattığını ileri sürerek adi ortaklığın B.K.'nın 520-541 maddeleri gereğince fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açmış, mahkemece 20/04/2006 onay tarihli sözleşmedeki yetki anlaşması esas alınmak suretiyle Kadıköy Mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilerek dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesince HUMK'un 10. maddesi uyarınca akdin ifa edileceği Adana mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilerek bozulmuş ve bozma sonrası mahkemece verilen kararın kesinleştiği,
taraflar arasında noterden onaylanan 20.04.2006 tarihli sözleşmenin yürürlüğe konulduğu ve daha önce açılan ve kesinleşen davada da bu sözleşme esas alınarak uyuşmazlık mahkemede çözümlendiğine göre taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, işin esasına girilerek davalı şirket ve Proje Müdürü ... hakkında açılan davanın sonuçlandırılması gerekirken, geçerli bir tahkim koşulunun varlığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... hükümeti yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan davalı ... hükümeti hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, ... Adi Ortaklığının Feshi ve Tasfiyesi yönünden; eldeki davada davacının talebi adi ortaklığa koyduğu sermaye ve kar talebi olması nedeniyle bu talebi aynı zamanda adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini kapsadığından öncelikle yönetici ortak olan davalı ... İnş. ve Tic.
A.Ş.'den hesaplar istendiği, Tasfiye memuru tarafından sunulan 16.04.2019 havale tarihli ek adi ortaklık tasfiye raporunda, ortaklığın aktifi olmadığı, gerek ortaklara verilecek pay gerekse borçlulara ödenecek bir bedelin bulunmadığı, adi ortaklıktan alacaklı olanların dava açmak suretiyle alacaklarını ortaklardan talep edebileceği, ortaklığın zarar etmek suretiyle öz varlığını kaybettiği, ortaklıkta, taşınmaz, araç, demirbaş ve stok malların bulunmadığı, iş ortaklığının öz varlığını kaybetmiş olması nedeniyle ortaklara dağıtılacak bir bedelin olmadığının belirtildiği, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verildiği,
davacının tazminat talepleri yönünden; ... İş Ortaklığı Sözleşmesinde de anlaşılacağı üzere davalı ...
İnşaat ve Ticaret A.Ş. pilot ortak, diğer davalı ... ise proje müdürü olduğu, yönetimde davacının hiçbir yetkisi olmadığı, yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu davalıların kusurlu ve haksız eylemleri nedeniyle davaya konu projenin başarıya ulaşmadığı ve adi ortaklığın tüm öz sermayesini yitirdiği tespit edildiğinden davacının adi ortaklığa koymuş olduğu 8.539.200,68 TL sermaye ile davaya konu projenin bitirilmiş olması halinde elde edebileceği ve davalıların haksız eylemleri nedeniyle mahrum kaldığı 654.150,00 TL kâr payı talebinin kabulüne karar verildiği, taraflar arasındaki Adi Ortaklık Sözleşmesinin 5/ı-j maddeleri uyarınca, ...
İş Ortaklığı ile davacı ... İnşaat arasında imzalanan 15.05.2006 tarihli araç makine ve techizat kira mukavelesine göre bilirkişiler tarafından yapılan ve hükme esas alınan rapora göre; davacının iş ortaklığından 3.375.612,00 TL alacaklı olduğu, davalının bu alacağından da mahrum kaldığı anlaşıldığından 3.375.612,00TL nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, davacının başka bir işten doğan 365.411,34 USD'lik alacağının ...
Hükümeti tarafından yanlışlıkla iş ortaklığı hesabına yatırılması nedeni ile davacının bu paranın 264.000,00 TL'sini talep etme hakkı olduğu kabul edilerek ve taleple bağlı kalınmak suretiyle 253.093,75 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, kâr mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine karar verildiği, davacının diğer tazminat taleplerinin ise iş ortaklığı nedeni ile mahrum kalınan kâr kaybı talebinin içerisinde kaldığı,
davacının ayrıca iş ortaklığının borçlarını ödediği iddia ve ispat da edilmediğinden davacının fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verildiği belirtilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.06.2023 tarih, 2023/384 Esas ve 2023/2390 Karar sayılı kararı ile, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, somut olaya gelince, davalı ...'ın, davacı ile davalı Mak-Yal İnş. ve Tic. A.Ş.
(Yapaş Yatırım A.Ş.)'nin 15.12.2005 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi ile oluşturdukları adi ortaklığın proje müdürü olduğu, mahkemece proje müdürü davalı ... ile adi ortaklık arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin ne olduğu açıklanmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun adi ortaklık sözleşmelerini düzenleyen 18. bölümünde 629 ve 630. maddelerde yönetici ortakla ilgili hükümlere yer verilmiş olup, mahkemece davalı ... hakkında verilen kararın bu maddeler hükümlerine dayalı olarak mı verildiği,
yoksa Borçlar Kanunundaki haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlere mi dayanıldığı veya her ikisine de dayanılıp yarışan haklara göre mi değerlendirme yapıldığı kararın gerekçesinde incelenip açıklanmadığı, davalı ... yönünden temyiz denetimine elverişli, yasal gerekçeyi taşıyan hüküm kurulduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin salt bu usuli eksikliğe dayalı olarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Talep Edenler
Dairemizin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; gerek ilk bilirkişi raporu gerekse daha sonra alınan tüm bilirkişi raporlarında gerekçesiyle açıklandığı üzere davacı şirketin üç yıl süre ile ihalelerden yasaklanması nedeniyle davalılardan ... hükümetinin haksız yere sözleşmeyi feshetmesi sonucu davacı şirketin bundan doğan zararları davalılardan faiziyle birlikte talep etme hakkı olduğunun belirtildiğini, bu nedenle kısmi ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davacı şirketin diğer tazminat taleplerinin mahkemece iş ortaklığı nedeniyle mahrum kalınan kâr kaybı talebinin içerisinde kaldığı ve davacının ayrıca iş ortaklığının borçlarını ödediğini iddia ve ispat edemediği gerekçesiyle reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu taleplerinin kabulü gerektiğine dair dosyada ard arda alınan tüm raporların aksini gösteren herhangi bir yeni rapor ya da delil bulunmadığını, davalı ... hükümeti yönünden davanın feragat nedeniyle reddine dair kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...
Bakıskan’ın dava konusu taleplerin tümü bakımından sorumlu olduğunu, temyiz incelemesi sırasında duruşma yapılmadığı halde duruşma vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, karar düzeltme talebinin kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Davacı şirket ile ... hükümeti arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden, davacı ile diğer davalı şirket arasındaki uyuşmazlık ise adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
2. İlgili Hukuk Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri, 1086 sayılı HUMK'un 427 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanunun 440 ncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Davalı ... vekili duruşmalı temyiz talebinde bulunmuş, 07.06.2022 tarihinde icra edilecek duruşma öncesinde davalı vekili duruşma talebinden vazgeçtiğini, dosya üzerinden temyiz incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirtmiş, bu nedenle temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş, temyiz incelemesi sonrasında Dairemizin 15.06.2023 tarih, 2023/384 Esas ve 2023/2390 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili duruşmalı temyiz talebinde bulunmuş ise de, duruşma yapılmadan önce bu isteminden vazgeçtiğinden duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken sehven hükmedildiği bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine,
2.Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 15.06.2023 tarih, 2023/384 Esas ve 2023/2390 Karar sayılı bozma ilamının “KARAR” bölümünde yer alan “3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine” cümlesinin bozma ilâmından ÇIKARILMASINA,
3-HMK'nın 304 ncü maddesinin 2 nci fıkrası gereği, iş bu kararın Dairemizin 15.06.2023 tarih, 2023/384 Esas ve 2023/2390 Karar sayılı kararına EKLENMESİNE,
Dairemiz bozma ilâmının bu şekilde DÜZELTİLMESİNE,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3819, K. 2024/1565, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama