KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3855 E., 2024/5058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/121 E., 2023/814 K.
- Karar
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/244 E., 2020/596 K.
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı .......... Pty. Ltd.'nin davalıdan olan sözleşmeden kaynaklanan alacağını devraldığını, 31.05.2015 tarihli faturaya dayanarak icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Systems Anywhere Ltd.'nin sözleşme ile yüklendiği yükümlülüklerini usulüne uygun olarak yerine getirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yazışmalar ve dava dışı şirketin birinci derece imza yetkilisinin mail yazışmalarındaki beyanlarında işbu dava konusu faturanın kabul edildiği, borcun ödenme noktasında yazışmalar yapıldığı, faturaya konu hizmetin verildiği, 70.408,80 USD asıl alacağın bulunduğu, davalının dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize yönelik talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2- Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dışı şirket tarafından 70.408,80 USD asıl alacak, 4.611,72 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.020,52 USD alacağın tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığı, takip konusu edilen alacağın davacıya devredildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince dava dışı şirketin 70.408,80 USD asıl alacağı bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup işlemiş faiz talebi ise reddedilmiştir. Davacı taraf işlemiş faiz talebinin reddi yönünden kararı temyiz etmiştir.
TBK'nun 117. maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı hükme bağlanmıştır.
İcra takibine konu edilen faturada, vade kısmının karşısına fatura tarihi şeklinde not düşüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak faturanın davalı tarafa tebliğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.
Alacaklı fatura tarihinden itibaren işlemiş faiz talep etmiş ise de fatura tebliğ edilmediğinden bu talebinin yerinde olmayacağı, ancak; mahkemenin de hükmüne dayanak teşkil eden mailler incelendiğinde, alacaklının borçluya ödeme yapması için mail gönderdiği, borçlunun ise cevabi mailinde Eylül ayına ait herhangi bir süre belirtmeksizin faturanın Eylül ayında işleme alınacağı ve ödeneceğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Bu halde ödeme tarihinin Eylül ayının son günü olduğu kabulü ile davacının alacağına taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek suretiyle.
1 Ekim 2016 tarihinden icra takip tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından işlemiş faiz talep edebileceği gözetilerek; davacının talep edebileceği asıl alacak ve işlemiş faizin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3855, K. 2024/5058, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama