KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/4361 E., 2024/5102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/586 E., 2022/597 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.
- Sayısı
- 2019/434 E., 2021/204 K.
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından gönderilen ham maddelerin davacı müvekkili tarafından işlendiğini, aralarında yıllara bağlı iş ilişkisi olduğunu, ancak davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmaya borçlarının iddia edildiği miktarda olmadığını, iş bu huzurdaki davanın ilerleyen celselerinde yapılacak ticari defter, fatura ve tüm ticari kayıtların incelenmesi neticesinde davacı tarafın iddia ettiği miktarda borçlarının olmadığının ispat edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; davanın ileri sürülüş biçimi itibariyle alacağın tek ispat yolunun tarafların ticari defterleri olduğu, davacının ticari defterlerinde 2019 senesinde yapılan düzeltme kayıtları ile 2015-2018 yıllarına dair düzeltme kayıtları yapılmış olması karşısında davacı ticari defterlerinin dönemsellik ilkesine aykırılık nedeniyle TTK'da belirlenen usule uygun olmadığı ve HMK’nın 222 maddesi gereği sahibi lehine delil olamayacağı aleyhine delil olacağı,
davacı tek başına kendi ticari defterlerine göre alacaklı görünse de ticari defterleri lehine delil olamayacağından takibe konu fatura alacağının davacının ticari defterleriyle ispat edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerine göre 23.657,05 TL davacıya fazla ödeme yapıldığının görüldüğü, dava dışı Green Mobilyaya yapılan ödemeler yahut bu şirketle yapılan sözleşmelerin taraflar arasındaki alacak borç durumunu etkilemeyeceğinden hükme esas alınmadığı, ticari defterlere işlenen faturalar ve ödemelerde davalının borcu bulunmadığı,
dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığından ve YİBK 2015/2 Esas 2017/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da belirtildiği üzere "her türlü yasal delil" tabiri yemin delilini kapsamadığından davacıya yemin hatırlatılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince; davalı tarafça dosyaya sunulan 08.03.2019 tarihli fason malzeme hesap kapama protokolü uyarınca davalının, davacıya (105.308,50-23.657,05 TL=81.652,45 TL) 81.652,45 TL borçlu olduğunu kabul ettiği, bu şekilde davacı şirketin davalı şirketten 81.652,45 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı,
diğer taraftan takip tarihinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının takip tarihindeki önceki döneme ilişkin faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından Sivas İcra Müdürlüğü’nün 2019/82448 E sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 81.652,45TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Taraflar arasında 2015-2019 yılları arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıya fason iş yaptırdığı, buna göre davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen ham maddelerin davacı tarafından işlenerek ve söz konusu fason malzemelere işçilik tutarı da ilave edilerek davalı şirkete fatura edildiği, söz konusu faturalarda yer alan malzeme ve işçilik tutarlarının davalı tarafından ayıklanarak, yani işçilik tutarları tenzil edilerek kalan malzemenin davacı şirkete malzeme bedeli olarak kesildiği, bu şekilde davalı şirketin alacaklı olduğu bu fatura tutarlarını davacı şirkete olan borcundan mahsup ettiğinin görüldüğü,
yargılama aşamasında bilirkişi kurulu raporlarından davacı yüklenici şirket ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfında olmadığı, davalı iş sahibi şirket ticari defterlerinin ise sahibi lehine delil olma vasfında olduğu anlaşılmıştır.
Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan takip miktarı 256.975,56TL alacaklı olduğu görünmesine rağmen, davalının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre ise davalı iş sahibi davacı yükleniciden 23.657,05TL alacaklı görünmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince, 08.05.2019 tarihli fason malzeme hesap kapama protokolü dikkate alınarak karar verilmiş ise de, tarafların kabulünde olduğu üzere söz konusu protokolün davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı, bu protokolün dava dışı Green Mobilya ...
AŞ, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkilerin mahsuplaşması amacıyla davalı ve dava dışı üçüncü şahıs arasında yapıldığı, taraflarca kabul edildiği üzere bir hesap kapama protokolü niteliğinde olmadığı gibi, dava dışı Green Mobilya ...
AŞ tarafından davalı şirkete karşı fatura alacağının tahsili amacıyla Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/411 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, dava dışı şirket ile davalı arasındaki alacak borç durumunun söz konusu davada değerlendirileceği sabit olduğundan dava dışı şirkete davalı tarafından yapılması gereken ödemelerin de dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı ticari defterlerinin dönemsellik ilkesine aykırılık nedeniyle TTK'da belirlenen usule uygun olmadığı ve HMK 222 gereği sahibi lehine delil olamayacağı aleyhine delil olacağı, davacı tek başına kendi ticari defterlerine göre alacaklı görünse de ticari defterleri lehine delil olamayacağından takibe konu fatura alacağının davacının ticari defterleriyle ispat edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerine göre 23.657,05 TL davacıya fazla ödeme yapıldığının görüldüğü,
dava dışı Green Mobilyaya yapılan ödemeler yahut bu şirketle yapılan sözleşmelerin taraflar arasındaki alacak borç durumunu etkilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4361, K. 2024/5102, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama