KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1106 E., 2024/2397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 18.07.2011
- Sayısı
- 2018/190 E., 2023/817 K.
- Davalılar
- 1-.... Mirasçıları: A-... B... C-... D-... Vekili Avukat ... 2-... 3- ... 4- Adil Başoğlu 5- ... Mirascıları: A-... B- ... Vekili Avukat ... C-Figen Yılmaz 6- ... Mirasçıları; A- ... ... B- ... C- ... D- ... ...
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 13.03.2008
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 02.07.2024 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalılardan .... mirasçıları vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ..., davacı şirket yetkilisi...gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1- İlk derece mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden kaynaklı imalat bedeline ilişkin alacak davasında davanın kısmen kabulüne, 713.487,63 TL’nin taşınmazdaki hisseleri oranında davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 01.10.2012 tarih ve 2011/5360 E., 2012/5918 K. sayılı ilamıyla, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde imalât bedelinin fesih iradelerinin birleştiği ya da sözleşmenin dava yolu ile feshedilmesi halinde fesih kararının kesinleştiği tarih itibari ile mahalli piyasa rayiçlerine göre istenmesinin mümkün olduğu,
bu durumda, konusunda uzman bilirkişi kurulundan, kesinleşen %27 imalât seviyesi ve feshin kesinleştiği 15.06.2007 tarihindeki mahalli piyasa rayiçleri gözönünde tutulmak suretiyle davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelleri, güçlendirme masrafı ve varsa yıpranma payı da düşülerek, önceki raporlar arasındaki çelişkileri de ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, taraflar yararına bozulmuştur.
3- Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 14/12/2015 tarihli karar ile, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, imalat seviyesinin %27 olduğu hususunun kesinleştiği, mevcut imalatın davalı arsa sahiplerinin yararlanabileceği nitelikte olduğu, davacı yüklenicinin yaptığı bu imalatın bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı arsa sahiplerinden talep edebileceği, feshin kesinleştiği 15.06.2007 tarihi itibariyle serbest piyasa fiyatlarına göre yapılan imalatın bedelinin 900.507,76 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 900.507,76 TL’nin hisseleri oranında davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
4- Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2016/4397 E., 2017/657 K. sayılı 02.03.2017 tarihli ilamı ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, diğer davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin ve .... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile imalat seviyesi %27 olarak kesinleştiğinden bilirkişi kurulunun şekildeki hesaplama yönteminin doğru olduğu,
ancak bu hesaplama yöntemi ile çelişecek şekilde, proje giderlerinin, mesleki denetim ücretlerinin (Fenni Mesuliyet Mesleki Denetim Ücreti hariç), belediye ruhsat harç ve giderleri ile eski yapının yıkım giderlerinin %27'si yerine tamamının esas alınmasının hatalı olduğu, diğer yandan, davalı arsa sahipleri yapının bitişik nizam olduğunu savunmuş ve bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda da yapının 3 cepheli olduğu,
komşu binaya bitişik olarak inşa edildiği anlaşılmış olup, bilirkişi kurulu raporunda bu hususun imalat bedeline etkisi değerlendirilmemiş olduğundan tarafların iddia ve savunmaları ile özellikle yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durularak, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
5- Bozmaya uyan ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmediği, bu nedenle temyiz taleplerinin reddine karar verildiği, önceki kararın onlar yönünden kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmamış, diğer davalılar yönünden ise; taraflar arasında düzenleme şeklinde yapılan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmenin feshedildiği ve feshin kesinleştiği, davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalatın %27 seviyesinde kaldığı,
yapılan imalatın bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı arsa sahiplerinden talep edilebileceği, keza mevcut imalatın davalıların yararlanabileceği nitelikte olduğu, imalatın bedelinin piyasa rayiçlerine göre 779.715,17.TL olduğu, piyasa fiyatlarına KDV'nin de dahil olduğu, bu bedelden davalıların arsa payları oranında sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, 779.715,17 TL/706x336= 371.082,57 TL'nin .... mirasçılarından, 779.715,17/11296x136= 9.387,50' şer TL'nin ise ...,..., ... ve ...'ndan tahsiline, ... vefat ettiği için onun payından mirasçılarının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
6- İlk derece Mahkemesi bozma üzerine verdiği davanın kısmen kabulüne ilişkin üçüncü karara karşı davalı .... mirasçıları ..., ..., ..., ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; davanın sözleşmenin feshinden kaynaklanan alacak davası olduğu değerlendirildiğinde hissenin dava devam ederken devrinin, devir eden ...’nın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ikinci bozma ilamı sonrasında mahallinde iki kez keşif icra edildiği, birden fazla rapor alındığı, hükmedilen bedelde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı, davacı vekilinin kesinleşen cihetlere ilişkin temyiz itirazlarının ise incelenmesinin artık mümkün olmadığı dikkate alındığında davalı .... mirasçıları vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1106, K. 2024/2397, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama