KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1117 E., 2025/1033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/228 E., 2022/459 K.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 2005 yılı için, davalı kurum ile imzalanan yemek sağlanması işiyle ilgili sözleşme çerçevesinde hizmetin tamamlandığını, ancak davalı kurumun, şirketin çalışanlarına ve diğer firmaların çalışanlarının rasyona dahil edilmeyerek ilgili personele ait yemek bedellerinin kendilerine ödenmediğini, söz konusu hizmetin 2005 yılında ve Denizli i Hastanesinde verildiğini, yapılan iş ile ilgili olarak parçalı sürelere ilişkin sözleşmeler bulunduğunu, bu nedenle şirketin uğradığı zarar karşılığında fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 90.000,00 TL nin davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.09.2017 tarihli ıslah dilekçesinde; harçsız olarak ıslah talebinde bulunarak 145.588,30 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede, “işçilerin yemek ihtiyaçları yüklenici tarafından karşılanır, ancak yükleniciye yemek ihtiyacının karşılanması noktasında bir bedel ödenmeyecek olup...." şeklinde ifade yer aldığını, sözleşmeye dayalı hukuki ilişkilerde sözleşmenin tarafları arasındaki ihtilafa, öncelikli olarak sözleşme hükümleri uygulanması gerektiğini, kazana dahil edilmeyen, üretime sokulmayan 35 kişinin yemek bedelinin yükleniciye ödenmesinin haksız kazanca yol açacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli kararı ile davacı kurum tarafından, hastanede çalışan söz konusu işçilerle ilgili yemek bedellerinin rasyoya eklenmesi gerektiği, aksi takdirde, bu işçilere bedelsiz yemek sağlayan davacı şirketin mağduriyeti, davalı kurumun ise sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olacağı ve davacı şirketin toplam 145.588,30 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 22.03.2022 tarih, 2021/2164 E. ve 2022/1543 K. sayılı ilamı ile Sözleşme ve İdari Şartname maddeleri birlikte değerlendirdiğinde; İdari Şartname’nin 26.3.1 maddesi uyarınca, işçilerin yemek ihtiyaçlarının yüklenici tarafından karşılanacağı, yükleniciye yemek ihtiyacının karşılanması noktasında bir bedel ödenmeyeceği belirtildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında gösterilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili(temlik alan) temyiz dilekçesinde: a. Sözleşmenin 26.3.3. maddesi gereği işçilerin yemek ihtiyaçlarının idarece karşılanacağının belirtilmiş olduğunu, b. Bilirkişi raporları ile alacaklı olduklarının sabit olduğunu, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1117, K. 2025/1033, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama