KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1129 E., 2024/5097 K.·İncelenen Kararın
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/766 E., 2024/313 K.
- Karar
- Esastan Red
- Temyiz eden
- Asıl ve birleşen davada davacı vekili
- İlk derece mahkemesi
- Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/450 E., 2023/57 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmak üzere bir ön sözleşme imzalandığını, bu ön sözleşmeye istinaden kendisine vekaletname verildiğini, inşaatın yapılması için bir takım harcamalar yaptığını, ancak davalıların vekaletnameyi azlettiğini belirterek, sözleşmeye istinaden yaptığı harcamaları talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesinde belirttiği alacaklar için kendilerine ihtarname düzenlediklerini ihtarnameye verilen cevapta asıl davanın konusu olan 172.000,00 Türk Lirası birleşen davaya konu 50.000,00 Türk Lirası toplamda 222.000,00 Türk Lirası kabul edildiğini ve iban numarası gönderilmesi halinde bu tutarın ödeneceğinin belirtildiğini, ancak iban numarasının davacı tarafından gönderilmediğini, açılan davada hukuki yarar bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesince asıl davada davacının dava konusu taşınmaz için ve davalılar hissesi oranında yapılan ödemelerin bulunduğu, birleşen davada talep edilen ödemenin ise ön sözleşme ile bağlantısının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1. Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; şeklen geçersiz olan sözleşmeye dayalı olarak istenen müspet zarara ilişkin birleşen davadaki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemleri incelendiğinde;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 308 inci maddesi gereğince, kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Öte yandan davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK 311/1). Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.
Somut olay incelendiğinde; asıl ve birleşen davada davalılarca davadaki bir kısım taleplerin kabul edildiği, ancak mahkemece; asıl davada hükmedilen davacının taleplerinden plan inceleme ve işlem bedeli için ödenen tutar ile planlama şirketine ödenen 172.000,00 Türk Lirası tutarın 21/06/2017 tarihli ihtarnamesi ve cevap dilekçesinde davalı tarafça kabul edilmesine rağmen dava dışı diğer arsa sahibi Yaşar Demircan hissesine düşen kısmın ayrık tutularak kısmen kabul kararı verilmesi ve yine birleşen davada davacının talebi olan Aydınspor 1923'e yapılan 50.000,00 Türk Lirası bağış ödemesinin de aynı tarihli ihtarname ve cevap dilekçesinde kabul edilmesine rağmen sözleşme ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle, reddedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; davalıların ihtarname ve cevap dilekçesinde toplamda kabul ettiği 222.000,00 Türk Lirası ödemeye ilişkin kabul kararı verilmesi olup, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın yukarıda açıklanan nedenler ile bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1129, K. 2024/5097, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama