KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1239 E., 2024/1404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2405 E., 2023/2088 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1351 E., 2023/896 K.
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
1-İlk derece mahkemesince, iflas yoluyla takibe itirazın kaldırılması ve iflas davasında davalının borçlu banka ile yapmış olduğu protokol sonucu ibra edildiğini davacıya bildirmesi gerektiği, davalı asıl borçlu kefilin ileri sürmesi gereken bu def'iyi bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlayamadığını, davalının bu hususta bir iddiası bulunmadığı gibi delil de sunamadığı, davacının kefaletten kaynaklı ödeme bakımından rücu hakkı bulunduğu, depo emri üzerine borcun ödendiğinden iflas isteminin konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibinde davalının keşidecisi olduğu bonodan dolayı aval veren sıfatıyla alacaklı bankaya 175.000,00 TL ödeme yaptığının sabit olduğu, bu ödemeyi lehine aval verilen davalıdan talep edebileceği, mahkemece kefalet hükümlerine dayalı değerlendirilme yapılarak somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; aval veren sıfatıyla ödeme yapan davacının rücu hakkı bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1239, K. 2024/1404, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama