KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1326 E., 2024/2160 K.·Birleşen 2022/228 Esas Sayılı Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1453 E., 2024/245 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/91 E., 2023/219 K.
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, taşınmazın teslimi ve sicildeki şerhin terkini istemli asıl dava ile sözleşmenin ifası kapsamında yetki talepli birleşen davada, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, imar planı iptalinin mücbir sebep olduğu, yüklenicinin ifasının askıya alındığı, inşaat süresinin durduğu ve asıl davada davacının fesih talebinin haklı olmadığı, birleşen davada davacı yüklenicinin ise, mücbir sebep ortadan kalktıktan sonra edimini ifa edebilmesi için yetki alması gerektiği belirtilerek, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından, sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle ifa edilemediği, arsa sahibinin fesih talebinde haklı olmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından, 12.03.2024 tarihli ek karar ile, temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
4- Ek karar asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesince; kesinlik sınırı belirlenirken sadece taraflar arasındaki 09.10.2020 tarihli sözleşme bedelinin esas alındığı, usulüne uygun araştırma ve inceleme yapılmaksızın (yerinde keşif icrası ile bilirkişi raporu tanzimi vs.) sözleşme konusu taşınmazın rayiç değeri ile sözleşmenin ifası nedeniyle oluşacak değer farkı dikkate alınmadan, taraflarca sözleşmenin imzası sırasında usulen takdir edilmiş olan tutar üzerinden kesinlik sınırı belirlendiği kaldı ki taşınmazın yeri,
büyüklüğü ve sözleşme ile inşaasına karar verilen 2 ayrı villanın katacağı değer dikkate alındığında gerçek sözleşme bedelinin temyiz kesinlik sınırının çok üzerinde olacağı anlaşıldığından, temyiz yolu kapalı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu, anılan nedenlerle asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin 12.03.2024 tarihli ek karara karşı, kararın kesin olmadığına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına, asıl kararın kesin olmadığı anlaşıldığından,
bu karara karşı asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir.
5- Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin asıl karara karşı yaptığı temyiz itirazları bakımından:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; sözleşmenin 7. maddesi uyarınca imar planı iptalinin ifaya engel mücbir sebep olarak belirlendiği anlaşıldığından, davacı-birleşen ddavada davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1326, K. 2024/2160, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama