KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1490 E., 2025/1538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1296 E., 2024/424 K.
- İlk derece mahkemesi
- Selçuk 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/25 E., 2021/227 K.
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı idare arasında 18.06.2015 tarihinde Kent Güvenlik Yönetim Sistemleri (KGYS) Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) Kurulumu ve 5 Yıl Süre ile İşletilmesi Sözleşmesinin imzalandığını, davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini, 16.11.2015 tarihinde işletilmeye başlanıldığını, ancak sistemin 09.09.2016 tarihinde kapatıldığını ve 15.08.2019 tarihinde yeniden faaliyete alındığını, sözleşmenin belirtilen tarihler arasında askıda kaldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi olduğunu,
sözleşmenin 14.1 maddesine göre mücbir sebep hallerinde süre uzatımı verilebileceğinin kararlaştırıldığını, süre uzatımı verilmesi taleplerinin reddedildiğini belirterek sözleşmenin askıda kaldığı süre kadar uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 14.1 maddesinde süre uzatımı verilecek hallerin sayıldığını, sözleşmenin 14.1 maddesinde yazılı bulunan mücbir sebep veya seferberlik halinin gerçekleşmediğini, sistemin kurulması ve yapımı sırasında oluşacak durumlarda süre uzatımının verilebileceğini, işletime alınmasından sonraki dönem için süre uzatımı verilmesinin sözleşmede düzenlenmediğini, şartname ile sistemin kurulması ve yapımı süresinin 90 gün olarak belirlendiğini, davacı yüklenicinin kurulum ve yapım işini tamamlayarak işletim aşamasına geçtiğini, sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin şartların oluşmadığını,
davacının ifa etmekte güçlük çektiği bir durumun bulunmadığını, tacir olan davacı yüklenici yönünden sözleşmenin öngörülemezlik şartının da oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.07.2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin mücbir sebep kapsamında ve sözleşme hukukunda sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin geçerli olduğu, sözleşmenin taraflarının sonradan oluşacak şartlara rağmen sözleşmeyi yapıldığı şartlarla uygulamasının gerektiği, sözleşme imzalanmasından sonra şartların tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulması halinde ise TMK'nın 2. maddesi uyarınca sözleşmenin değişen şartlara uydurulması suretiyle giderilmesinin gerektiği,
sözleşmenin 23.1 maddesi ile işletim süresi sonunda mutabık kalınması halinde sözleşmenin uzatılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında mücbir sebep halinin bulunduğu, TBK'nın 138. ve TMK'nın 2. maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin bitim tarihinden itibaren askıda kaldığı 2 yıl 11 ay 6 gün süre ile uzatılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından usulüne uygun şekilde sözlü yargılama aşamasının yerine getirilmediğini, Bölge adliye mahkemesince bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu sözleşmenin butlan ile malul olduğuna ilişkin açılan davanın sonucunun beklenilmediğini, sözleşmenin askıda kaldığı süreye ilişkin herhangi bir araştırmanın yapılmadığını, deliller toplanmaksızın yargılama yapıldığını, davacı iddialarına dayanılmak suretiyle karar verildiğini, süre uzatımı verilebilecek halin varlığı durumunda başvuru süresinin 10 gün olduğunu,
davacı tarafından belirtilen sürede başvuru yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, sözleşmenin birinci aşamasının sistemin kurulması ve yapımı (eser sözleşmesi), ikinci aşamanın ise işletilmesi (hizmet sözleşmesi) olduğunu, sözleşmenin 14.1 maddesinde sayılan hallerin yapım süresine ilişkin olduğunu, işletilme süresine ilişkin olmadığını, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, 15.07.2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin sözleşme ile kararlaştırılan edimlerin süresinin uzatılmasına ilişkin mücbir sebep olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1490, K. 2025/1538, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama