KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1517 E., 2025/2813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/30 E., 2022/628 K.
Karar Metni
1.051 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, birleşen davalarda davacı vekilince duruşmasız, birleşen davalarda davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde birleşen davalarda davalılar vekili Avukat ... ile birleşen davalarda davacı vekili Avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Birleşen davada (Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/45 Esas sayılı dosyası) davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşme götürü bedelinin 10.500.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafın sözleşme, teknik ve idari şartname hükümlerine aykırı şekilde edimini yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmenin 11.09.2009 tarihinde müvekkilince feshedildiğini, bu nedenle davalı yükleniciye 16.09.2008 tarihinde ödenen 6.195.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen davada (Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/347 Esas sayılı dosyası) davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkilince haklı nedenlerle feshedildiğini, bu nedenle müvekkili idarenin uğradığı menfi zarar ve sözleşme nedeniyle yapılan giderler için toplam 13.041.991,02 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.09.2014 tarihli kararı ile iş sahibi idarece sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, iş sahibinin fesihte haklı olduğu, ikinci ve üçüncü faz ediminin yüklenici tarafından yerine getirilmemiş olması sebebiyle buna ilişkin bedelin istenemeyeceği, yüklenicinin idareden alacağının bulunmadığı, davalı-birleşen davalarda davacının zararının hesap edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen 2010/45 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2010/347 Esas ve 2012/542 Esas sayılı davaların ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 16.09.2014 tarihli kararının süresinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesince asıl dava ile birleşen 2010/45 Esas ve 2012/542 Esas sayılı davalar yönünden tarafların tüm temyiz itirazlarının reddine, birleşen 2010/347 Esas sayılı dava yönünden tarafların diğer temyiz itirazları reddedilerek, bu dava yönünden menfi zararın tekrar hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilâmına karşı taraf vekillerince süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince birleşen 2010/45 Esas sayılı davada kabul edilen alacağa tespit edilen temerrüt tarihinden dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak ticari faize hükmedilmesi ve 2010/347 Esas sayılı dosyadaki talep de alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olup, avans faizi istenebileceği ve bu davada daha önceden yapılmış temerrüt ihtarı olmadığından kabul edilen alacağın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma gerekçelerinin bozma ilâmına ilave edilerek hükmün bu yönlerden de iş sahibi yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/45 Esas sayılı davasının kabulü ile 6.195.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 14.10.2009 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, birleşen Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/347 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile 5.053,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen 2010/45 Esas sayılı davada ödeme tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, birleşen 2010/347 Esas sayılı davada müvekkilinin uğramış olduğu menfi zararın eksik hesaplandığını, temerrüt tarihinin yanlış tespit edildiğini, hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu beyan etmektedir.
2- Birleşen davalarda davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafça adi ortaklığa karşı açılan üç ayrı davada adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ayrı ayrı taraf gösterilmediğini, tebligat yapılmadığını, davaların müvekkillerinin yokluğunda görüldüğünü, bu hatanın temyiz ve karar düzeltme aşamalarında da gözden kaçırıldığını, bu hususta açılan yargılamanın yenilenmesi davasının halen derdest olduğunu, sözü edilen davalarda müvekkili temsil eden avukatın adi ortaklığın vekili olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, bilirkişi raporlarının konusunda uzman olmayan bilirkişilerce düzenlendiğini, bilirkişi raporları ile uzman görüşü arasında oluşan çelişkilerin giderilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, iş sahibi tarafından açılan birleşen 2010/45 Esas sayılı davada ödenen iş bedelinin iadesi, birleşen 2012/347 Esas sayılı davada uğranılan menfi zararın tahsili istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; birleşen davalarda davalı yüklenici vekilinin tüm, birleşen davalarda davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasında düzenlenen 26.03.2017 tarihli sözleşme ile 98 adet pasaport tanzim sistemi alımı işi kararlaştırılmış olup, birleşen davalarda davalı yüklenici, birleşen davalarda davacı iş sahibidir.
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2016 tarihli, 2015/1897 Esas, 2016/1200 Karar sayılı ve yine 08.05.2017 tarihli, 2016/3027 Esas, 2017/1970 Karar sayılı ilâmlarıyla mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir.
Birleşen Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/347 Esas sayılı dosyası bakımından bozma ilâmında dava tarihinde yürürlükte bulunan ve zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106 ve 108. maddeleri uyarınca, akdi haklı nedenlerle fesheden iş sahibinin kalan işin daha fazla fiyatla yapılması nedeniyle uğradığı menfi zararını yükleniciden isteyebileceği, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak fesihten sonra makul süre içerisinde aynı şartlarda ve usulde ikinci kez ihaleye çıkılsaydı oluşacak fiyat tespit ettirilerek,
belirlenecek bu fiyat ile davacı yüklenicinin teklifinden sonraki en yakın fiyat teklifi arasındaki fark kaçırılan fırsat olarak hüküm altına alınması gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına ve mahkemece bozma ilamına uyularak kaçırılan fırsat hesabına ilişkin bilirkişi kurulu raporu alınarak dosyaya kazandırılmasına rağmen, bilirkişi raporu değerlendirilmeden ve gerekçe gösterilmeksizin kaçırılan fırsat tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin birleşen davalarda davalıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan birleşen davalarda davacıya ödenmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde birleşen davalarda davalılara ödenmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1517, K. 2025/2813, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama