KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1542 E., 2025/1648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/518 E., 2024/509 K.
- İlk derece mahkemesi
- (Kapatılan)Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/102 E., 2022/12 K.
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadığı anlaşılmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici şirket arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, yüklenici şirkete düşen ve henüz su basmanı seviyesinde olan C blok inşaatının kalan tüm işlerinin alt yüklenicilik sözleşmesi ile müvekkilince tamamlandığını, buna karşılık müvekkiline bu bloktan 4 adet bağımsız bölüm ile 1 adet dükkan verileceğinin kararlaştırıldığını, edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen söz konusu taşınmazlar verilmediği gibi inşaata harcadığı paranın da ödenmediğini, yapılan imalâtın toplam bedelinin 837.809,44 TL olduğunu,
alacağının tahsili istemiyle daha önce yüklenici firmaya başka bir mahkemede açtığı dava kabul edilmiş ise de yüklenicinin iflas etmesi nedeniyle alacağını tahsil edemediğini, davalı arsa sahiplerinin, müvekkillerinin parası ve emeği ile zenginleşmiş olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce aynı konuda, dava dışı yüklenici şirket ile birlikte müvekkili arsa sahibine karşı açtığı davada, arsa sahipleri yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bu kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve zamanaşımına uğradığını, işin esası yönünden davacının taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı konuda daha önce, davacı tarafından, davalı arsa sahipleri ve dava dışı yüklenici ... Proj ve İnş. Turzm. Tic. Ltd.
Şti. aleyhine, Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/88 E. sayılı dosyasında açılan davada, davalı arsa sahipleri yönünden aktif husumet ehliyet yokluğundan davanın reddine karar verildiği, her iki davanın konularının, sebeplerinin ve taraflarının aynı olduğu, anılan davada verilen kararın, HMK'nın 303. maddesi hükmü uyarınca, eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu, davacı taraf her ne kadar dava sebeplerinin farklı olduğunu, bu davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayandığını ileri sürmüş ise de davanın sebebinden kastedilenin hukuki sebep değil vakıalar olduğu (Medeni Usul Hukuku, 5. Bası, 2019, R.
Arslan/E. Yılmaz/S.Taşpınar Ayvaz/E. Hanağası, s.691) ve davacının her iki davada da aynı vakıalara dayalı olarak alacak talebinde bulunduğu, kaldı ki her iki davanın hukuki sebebinin de aynı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-i maddesi gereğince aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
Mahkeme gerekçesinde kesin hüküm oluşturduğu belirtilen Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/88 E. sayılı davasının alacak davası olduğunu, sebepsiz zenginleşme davası olmadığını, müvekkilinin o davada sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ettiğini, eldeki davada ise müvekkilinin yaptığı imalat sonucu davalı arsa sahiplerinin sebepsiz zenginleştiğinin ileri sürüldüğünü, müvekkilinin bir nevi taşeron gibi imalat yaptığını, C blok inşaatını %90 seviyesine getirdiğini, inşaata kendi levhasını astığını,
arsa sahiplerinin de müvekkilini yüklenici olarak görüp kendilerine isabet eden bloklardaki eksik imalatların yapılmasını dahi teklif ettiklerini, dava dışı asıl yüklenicinin iflas etmesi nedeniyle müvekkilinin alacağını alamadığını, müvekkilinin parası ve emeği ile davalı arsa sahiplerinin malvarlıklarını arttırdıklarını, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayandığını, kesin hükmün şartlarının oluşmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1542, K. 2025/1648, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama