KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1755 E., 2024/3365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/473 E., 2024/591 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/81 E., 2018/799 K.
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
1- İlk derece mahkemesince, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında yapılan yargılama sonucunda, birinci ihtar tarihi itibariyle davacının istenen kadar kooperatife borcun bulunmadığı, yine ikinci ihtarda istenen miktar ile birinci ihtarda istenen miktarların farklı olduğu, ayrıca birinci ihtarda istenenden daha fazlasının davacı tarafından 30.05.2014 tarihinde kooperatifin banka hesabına ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; aidat yükümlülüğü bulunan kooperatifte, davacının uzun süre kooperatife uğramadığı, on dört yıl boyunca çağrılmasına rağmen genel kurul toplantılarına katılmadığı, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmediği, dolayısıyla üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği gerekçesiyle yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
3- Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2023/2157 Esas ve 2024/256 Karar sayılı ilamıyla davacının, davalı kooperatifin 30.12.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiği, kooperatif tarafından ihraç edildiği bu tarihe kadar üyeliğin benimsendiği, öte yandan davacının 30.05.2014 tarihinde kooperatife 3.034,33-TL ödeme yaptığı, bu ödemenin kooperatifçe kabul edilmediği iddia ve ispat edilmediğine göre davacının üyeliğinin kooperatifçe zımnen benimsendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir.
4- Bölge Adliye Mahkemesinin bozma üzerine verdiği karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1755, K. 2024/3365, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama