KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1902 E., 2025/2495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1704 E., 2024/477 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/822 E., 2021/201 K.
Karar Metni
1.603 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Temlik eden vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ...
Sulama işine ilişkin imzalanan 22.01.2013 tarihli sözleşme kapsamında 01.03.2013 tarihi itibariyle işin yapımına başlandığını, yapımda kullanılacak olan boru ve ek malzemelerin sahaya indirilerek davalıya teslim edildiğini, davalının toplulaştırma işlemlerini tamamlaması ve köylülerin çalışmaları engellemesi sebebiyle iş programına uyulamadığından davalı tarafından süre uzatım kararının verildiğini, davalı tarafça sorunların giderilmesi halinde çalışmalara devam edileceğinin davalı tarafa bildirildiğini, yaşanan sorunların devam etmesi üzerine işe devam edilemediğini,
bölgedeki yoğun terör olayları nedeniyle sokağa çıkma yasağının da ilan edildiğini, davalının 09.12.2015 tarihli ihtarname ile on gün içerisinde işbaşı yapılması gerektiği, aksi halde işin feshedileceğinin bildirdiğini, bunun üzerine 05.01.2016 tarihli yazı ile sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalıya verilen 06.10.2015 tarihli 3.260.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakte çevrildiğini, davalı tarafından 09.12.2015 tarihli ihtarname ile verilen sürenin çalışılmayan günlere denk geldiğini, davalı idarenin işin süresini zımnen 22.11.2016 tarihine kadar uzattığını, feshin haksız olduğunu,
davalının usulüne uygun yer teslimini gerçekleştirmediğinden bahisle sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile haksız olarak irat kaydedilen teminat mektup bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, sözleşmenin 10.2.1. ve 30.2. maddelerine istinaden yapılan teminat kesintilerinin, hakedişe bağlanmayan imalatlara ait alacağın, teslim edilen boru ve malzemelerin bedellerinin,
Sözleşmenin eki olan Birim Fiyat Tariflerinde Boru ve Özel Parçaların Temini ve Döşenmesi başlıklı not kısmı gereği boru bedellerinden haksız kesilen %12 oranındaki kesintilerin temerrüt tarihi olan 27.01.2017 tarihinden işleyecek olan avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşme kapsamında on beş köyün toplulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, 31.01.2013 tarihinde yer teslimi yapılarak çalışmalara başlandığını, ilk ve ikinci hakedişin yapıldığı imalatların arazide ekili ürünlerin henüz kaldırılmamış olduğu dönemde yapılmış olması sebebiyle zarar-ziyan bedeli nedeniyle vatandaş engellemelerinin yaşandığını, Tarım İl Müdürlüğünce zarar-ziyan bedelleri tespit edilerek ödendiğini, tescili tamamlanan kısımlarda proje güzergahının kamu arazisi durumuna gelmesi sebebiyle zarar ziyan bedellerinin ise davalı tarafından ödendiğini,
20 13... yıllarında ana hat ve Y23 hattında 24.324 m CTP boru döşendiğini, bu imalat sürecinde engelleme sıkıntısı yaşanmadığını, zarar-ziyan ödemeleri veya toplulaştırma işlemlerinin işe engel olmadığını, davacının 2014 yılında 2013 yılına göre imalatı yavaşlattığını, davacının yaşadığı mali sorunlar neticesinde işleri ikmal edemediğini, 2015 yılında ise 2014 yılı sonunda kapattığı şantiyeye dönmediğini, davalı tarafından işe devam edilmesi yönündeki uyarılara rağmen 24.06.2015 tarihinde şantiyenin kapatılarak terk edilmesi sonucu işin tamamen durdurulduğunu,
davalı tarafından gönderilen 09.12.205 tarihli ihtarnameye rağmen işe başlanmaması üzerine sözleşmenin 20. maddesine istinaden sözleşmenin haklı nedenle feshedilip teminatlarının irat kaydedildiğini, fiyat farkı teminat kesintisi olarak bahsedilen ek kesin teminat miktarının da 4735 sayılı KİSK'in 20. maddesi uyarınca işin feshi nedeni ile gelir kaydedildiğini, davacının iddia ettiği gibi ödenmeyen imalat bulunmadığını, sözleşmenin 30.2 maddesi gereğince yapılan kesintilerin davacı tarafından kesin hesabın idareye verilmemesi nedeniyle yasal olarak iadenin yapılamadığını,
fesih ve tasfiye çalışmalarında neticesinde boruların 120 metresinin bilinmeyen kişilerce yakıldığını, son hakedişte ödemesi yapılan ancak sahada mevcut olmayan boruların olması sebebiyle kayıp malzemelerin bedellerinin hesaplanarak davacı alacağından kesilmesi gerektiğini, boru bedellerinden %12 oranında kesilen miktarın iadesi için sözleşme gereğince basınç testi neticesine göre ödeme yapılacağını, davacının işçilerinin alacaklarına ilişkin davaları da davalıya yönelttiklerinden davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, işin yapılacağı yerin hukuki ve fiili takyidatlardan ari şekilde teslim etme borcunun davalı iş sahibi idareye ait olduğu, dosya kapsamında bulunan belgelerden işin yapım güzergahında bulunan taşınmazlarda toplulaştırma ve tescil işlemlerinin tamamlandığının ispatlanamadığı, bu suretle yer teslimi tam olarak gerçekleşmediğinden ifa imkânsızlığının bulunduğu ve yüklenicinin sözleşmedeki edimini ifa etmesinin kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Mahkemece davacının kusurunun bulunmadığı yönündeki kabule göre karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının teslim aldığı işi zamanında bitiremediğini, toplulaştırılmanın bitirildiği köylerde herhangi bir çalışma da yapılmadığını, davacının muhtevasında bulunan şebeke hatlarındaki boruların, sanat yapısı mekanik aksamın temin edilmediğini, davalının tüm uyarılarına rağmen döşediği ana boru güzergahındaki yapılarla ilgili çalışma yapmadığını,
b. Süre uzatım kararlarının işin engellenmesinden dolayı verilmediğini, 25.12.2018 tarihli Süre Uzatımı Olur’unda verilen sürenin iş artışından dolayı verildiğini, 04.04.2019 tarihli Süre Uzatımı Olur’unda ise ödeneksizlikten dolayı süre verildiğinin açıkça belirtildiğini, iş kapsamında meydana gelen zarar ve ziyana ilişkin ödemelerin yapıldığını,
c. Davacının 2014 yılında ekonomik sıkıntılar yaşaması sebebiyle iş programının gerisinde kaldığını, davacı yükleniciden kaynaklanan nedenlerle çalışma yapılmadığı için davalıca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesininin feshinin haksız olduğunun tespiti ile teminat mektubunun nakde çevrilme bedeline, hakedişlerden kesilen ek teminat bedeline, hakedişe bağlanmayan işlere ait bedeline, hakedişlerden yapılan %5 kesintiye, sahada imalata hazır vaziyette bulunan ihrazat malzemeleri bedeli ile boru bedellerinden yapılan kesintilere dair alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 22.01.2013 tarihli "... Sulaması" işine ilişkin olarak eser sözleşmesi düzenlendiği, işin süresinin yer tesliminden itibaren 730 gün olduğu, 31.01.2013 tarihinde yer teslimi yapıldığı ve davacı yüklenici tarafından işe başlanıldığı, davalı iş sahibi tarafından davacının talebi üzerine 2014 yılındaki harcanamayan ödenek tutarı dikkate alınarak davacının yükleniciye 236 gün için işin süresinin uzatımına karar verildiği, hava fen noktası nedeniyle çalışılamayan dönem de dikkate alınarak işin bitim tarihinin 22.11.2015 olarak tespit edildiği konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık davalı idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği, bunun sonucu olarak da davacı tarafından talep edilen alacak miktarı konusudur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca işin yapılacağı yerin hukuki ve fiili takyidatlardan ari şekilde teslim etme borcunun davalı iş sahibi idareye ait olduğu, ancak dosya kapsamında bulunan belgelerden işin yapım güzergahında bulunan taşınmazlarda toplulaştırma ve tescil işlemlerinin tamamlandığının ispatlanamadığı, bu suretle yer teslimi tam olarak gerçekleşmediğinden ifa imkansızlığının bulunduğu, yüklenicinin sözleşmedeki edimini ifa etmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, bu nedenle davalı idarece sözleşmenin feshinin haksız olduğu belirtilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
... Barajı Sulama işinin toplam otuz iki adet köyü kapsadığı, davalının 31.01.2013 tarihinde yer teslimi yapıldığı sırada sekiz köyün toplulaştırma işleminin yapıldığı ve davacı tarafından yer teslim tutanağının imzalanarak işe başlanıldığı, yine işin devamı sırasında da toplulaştırması biten köy sayısının arttığı, henüz toplulaştırılması yapılan köylerle ilgili imalatın tamamlanmadığı, davacı tarafından bu köylerde yapılacak imalatlara devam edilebileceği gözetildiğinde, mahkemenin yer tesliminin hukuki ve fiili takyidatlardan ari bir şekilde teslim etme borcunun yerine getirilmediği yönündeki gerekçesi doğru değildir.
Her ne kadar davacı tarafından terör olayları ve köylülerin engellemeleri gerekçe gösterilerek işin durdurulduğu belirtilmiş ise de; Jandarma kolluk kuvveti tarafından tutulan 15.05.2015 tarihli tutanakla yüklenicinin boru döşemesi yaptıktan sonra tüm bölgeyi tahrip ettiği, boruların üzerini kapatmadan gittiği, köy halkının bu durumdan rahatsız olduğu ancak köy halkının bugüne kadar herhangi bir engelleme yapmadığının belirtildiği, yine terör olaylarının hiç olmadığı köylerde de yapılacak imalatlar olmasına rağmen davacı yüklenicinin o yerlerde de herhangi bir imalat yapmadığı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiasının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının hem terör olayları ve köylülerin engellemelerini gerekçe göstererek işe devam etmediği, bir yandan da yapılan uyarı üzerine süresi biten kesin teminat mektubunun süresini 06.10.2015 tarihinde 22.12.2016 tarihine kadar bankaya müracaat ederek uzattırdığı, bu şekilde imalata devam edeceği taahhüdünde bulunduğu, ancak buna rağmen işe başlamaması nedeniyle davalı tarafından 20.08.2015, 07.09.2015, 28.09.2015, 04.12.2015, 05.12.2015 tarihli durum tespit tutanaklarının tutulduğu, yine davalı tarafından 26.05.2015, 01.07.2015, 20.07.2015, 28.10.2015 tarihli durum tespit raporlarının düzenlendiği, bu raporlarda davacı yüklenicinin iş programına uygun şekilde çalışma yapmadığı ve çalışmayı durdurduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafından 25.08.2105 tarihli "uyarı" başlıklı yazı ile tespit edilen eksikliklerin bir an önce yapılması, ayrıca yapılması öncelikli olan işlere de ivedilikle başlanması gerektiği, aksi halde Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 48. maddesine göre on gün içinde işe başlanmaması halinde fesih işlemlerine başlanacağı belirtilmiş, tespit edilen eksiklikler ve öncelikle yapılması gereken işler yazı ekinde belirtilmiştir.
Yine, 09.09.2015 tarihli "fesih, tasfiye ve devir işlemleri" başlıklı yazıyla çalışmaya başlanacağının beyan edilmesine rağmen yapılan denetimde çalışmalara başlanmadığı, bu nedenle Kamu İhale Kanunu'nun "sözleşmenin feshi ve tasfiye durumları" başlıklı 47. maddeye göre on gün içinde işe başlanmaması halinde kesin teminat mektubunun gelir kaydedilerek, sözleşmenin tek taraflı feshedileceğinin bildirildiği, 28.12.2015 tarihli "fesih, tasfiye ve devir işlemleri" başlıklı tutanakta yapılan tespitler sonucu yüklenicinin halen iş yerinde bulunmadığı, iş yerini terk ettiği ve şantiyenin kapalı olduğu belirtilerek,
Kamu İhale Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümleri uyarınca taahhüdün yerine getirilmemesi sebebiyle işin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı idarece yapılan tüm uyarı ve ihtarlara rağmen davacının haksız olarak iş yerini terk ettiği, iş makinalarını götürdüğü, şantiyeyi kapattığı, sözleşmenin ifasından vazgeçtiğinde yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı taraflar arasındaki sözleşmenin davalı idare tarafından haklı olarak feshedildiği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kuruluna dava dosyası ve ekleri verilerek, bilirkişi kurulunca sözleşmenin davalı idare tarafından haklı nedenle feshedildiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşme, Kamu İhale Kanunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri de değerlendirilerek, hakediş tutanakları, eki tüm belgeler incelenmek suretiyle davalının önceki bilirkişi raporlarına yapmış olduğu itirazlar da gözetilerek, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin yeni bir rapor alınarak,
oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1902, K. 2025/2495, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama