KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1938 E., 2025/2533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/54 E., 2024/408 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/80 E., 2022/644 K.
Karar Metni
1.669 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketlerden oluşan adi ortaklığın İzmir'de yapılan şehir hastanesinin yüklenicisi konumunda olduğunu, bu hastanenin hafriyat işleri için taraflar arasında 15.12.2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirerek 28.05.2019 tarihinde davalılardan oluşan iş ortaklığından kesin hesabın yapılarak son hakediş bedelinin ödenmesini ve sözleşme kapsamında yapılan nakdi kesintilerin iadesini talep ettiklerini,
davalıların 18.06.2019 tarihli cevabi yazı ile müvekkili tarafından fazla kazı-dolgu yapılması ve 30.09.2017 tarihli protokole aykırı davranılması nedeniyle 1.539.820.94 TL borçlu olduklarını belirterek ödeme yapmadıklarını, dosyaya sunulu mütalaa raporuna göre yapılan kazı ve dolgularda % 2 toleransın kabul edilebilir olduğunu, davalının % 2'lik toleransı kısmen uygulamakla birlikte kümülatif uygulanması gerektiğini, bu nedenle fazla dolgu kazıya ilişkin müvekkili şirket aleyhine çıkarılan KDV dahil 719.977,19 TL kesintinin haksız olduğunu,
yine sahaya başka taşeronun sokulması ve protokolde belirtilen sahanın yaklaşık %35'inin bu taşerona devredilmiş olması nedeniyle 30.09.2017 tarihli protokoldeki taahhütlerini yerine getirmediğinden ve sözleşmedeki cezai şart hükmünden bahisle protokole aykırılıktan dolayı müvekkili hakkında cezai işlem uygulanarak KDV dahil 823.666.58 TL kesinti yapılmasının da haksız olduğunu, yine taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2.3 maddesi gereği akaryakıt fiyat farkı uygulamasında,
fiyatlarda %10'u geçen değişiklikler için fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığını ve formül ile hesaplamanın nasıl yapılacağının belirlendiğini ancak uygulamada sözleşmedeki formül yanlış uygulanarak fiyat farkının tamamının değil, %10'un üzerindeki farkın hesaplanarak ödeme yapıldığını, bu nedenle eksik ödenen KDV dahil 924.723.39 TL akaryakıt fiyat farkı alacağının ödenmesi gerektiğini,
belirtilen hususlarda karşılıklı ihtarnameler ile uzlaşılamaması neticesinde müvekkilinin 10.10.2019 tarihinde icra takibi başlattığını ve davalı tarafından itiraz edilerek 20.12.2019 tarihli ihtarname ile uyuşmazlık konusu bedelleri fatura ederek müvekkiline tebliğ ettiğini, müvekkilinin ise 30.12.2019 tarihli ihtarname ile faturalara itiraz ederek faturaları iade ettiğini, belirtilen nedenlerle Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13401 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde sözleşme kapsamında her bir hakedişlerinden kesilen %5 nakdi teminat olan 1.614.315,30 TL nakti kesinti miktarının,
31. hakediş tutarı olan 360.361,60 TL'nin ve KDV dahil 924.723,39 TL akaryakıt fiyat farkı alacaklarının tahsili için açılan icra takibine davalıların itirazın iptalini, takibin devamını, davalıların itirazlarında kötüniyetli olduğundan % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça sunulan 31 no'lu hakedişin, doğru olmadığı için kabul edilmediğini, hakedişlerden %5 oranında nakit olarak kesilen nakdi teminat tutarının 1.615.885,74 TL olduğunu, davacı şirketin borçlu olduğu 1.538.878,68 TL'nin nakdi teminattan karşılanması sonucunda kalan nakdi teminat miktarının 77.007,06 TL olduğunu, davacı şirket çalışanlarının uğradığı biri ölümlü olmak üzere iki iş kazası ve işçi alacağına ilişkin davalar bulunduğunu, bu nedenle kalan teminatın da iade imkânının olmadığını, davacıya fiyat farklarının ödenmiş olduğunu,
mazot fiyat farkı alacağı adı altında bir alacağının bulunmadığını, 15.12.2018 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, davacının düzenlediği 31 no'lu hakediş alacakları arasındaki farkın yapılması gerekenden fazla kazı imalatından kaynaklandığını, belli bir kota kadar yapılması gereken kazının o kotun altına inilerek yapıldığını, kotun doğru kota indirilmesi için ilave imalat için ayrıca nefaset kesintisi yapıldığını,
sözleşmenin inşaat prosedürleri ve şartnameleri başlıklı 8 nolu ek teknik şartnamenin toleranslar başlıklı ilgili hükmüne göre yansıtılması gereken hatalı kazı ve dolgu miktarının çok daha yüksek olmasına rağmen davacı tarafından sunulan 24.05.2019 tarihli raporda belirtilen % 2 toleransın maliyeti hesaplanarak iyiniyetle davacıya ödendiğini, ancak 50 bölgeye ayrılmış çalışma sahasında kümülatif olarak uygulanmasının kabul edilemez olduğunu,
yine taraflar arasında düzenlenen 30.09.2017 tarihli protokolde taahhüt edilen hafriyatın tamamlanamayacağının öncesinde tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının Aralık ayı hedefinin gerisinde olduğundan taahhüdünü yerine getiremeyecek olduğunun anlaşılması nedeniyle, müvekkilinin de üst işveren idareye karşı sorumlulukları gereği ilave maliyete katlanılarak yaklaşık %7'lik en az patlatma yapılan sınırlı bir kısımda işin Doğan Metalurji Firmasına verildiğini, davacının neticede 547.138 metreküp harfiyat ile tahhüdünü gerçekleştiremediğini, davacı tarafça,
tüm hakedişler ihtirazi kayıt olmaksızın imzalanmış olmasına ve 28.05.2019 tarihli yazı ekinde gönderilen 31 no'lu hakediş dosyasında dahi gösterilmemiş olmasına rağmen akaryakıt fiyat farkı talebinin kabul edilemez olduğunu, 30.01.2019 tarihli davacının imzası bulunan ve itiraz edilmeyen tutanak ile kazı bölgesinin doldurulması için 31 no'lu hakedişte 24.422,30 TL+KDV kesinti uygulandığını, belirtilen nedenlerle davacının 31 no'lu kesin hakediş kapsamında 33.795,90 TL olan hakediş alacağından fazla kazı ve dolgu nedeniyle KDV dahil 719.977,19 TL maliyet,
protokole aykırılık nedeniyle KDV dahil 823.666,58 TL gecikme tazminatı ve KDV dahil 28.818,41 TL malzeme kesintisi olmak üzere toplam 1.572.878,68 TL tutarında kesintiler düşüldüğünde davacı yüklenici şirketin müvekkili adi ortaklık şirketlerine 1.538.878,68 TL borcu bulunduğunu, belirtilen nedenlerle davcıdan % 20 kötüniyet tazminatının tahsili ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin akaryakıt fiyat farkı yönünden ara hakedişlere itirazı bulunmadığı gibi, kendisi tarafından düzenlenen kesin hakedişte dahi dava konusu akaryakıt fiyat farkının hesaplamaya dahil edilmediği, davacının hatalı kazı ve dolgu miktarları bakımından bir itirazının bulunmadığı, kazı alanının sadece bir bölümünde planlanan kazı miktarı ile gerçekleşen kazı miktarı arasında uyumsuzluk olduğu, sözleşmeye göre %2 tolerans söz konusu olmamasına rağmen 11 bölge de %2 tolerans uygulandığı, dolayısıyla kazı alanının tamamında %2 toleransın söz konusu olmadığı,
davacının kazı yapacağı alanın bir kısmında, dava dışı şirket tarafından da kazı yapılması ile ilgili tutanak düzenlenmekle birlikte protokol iptal edilmediğinden ve taahhüt miktarı değiştirilmediğinden tarafların protokol hükümlerine uymak zorunda bulundukları, gecikme nedeniyle tazminat kesilebileceği, dava dışı işçiler tarafından açılan ve henüz derdest olan davalarda gözönüne alındığında bakiye 77.007,06 TL nakdi teminatın iade koşullarının bulunmadığı ve davacının haksız ve kötüniyetli olarak değerlendirilmediği gerekçeleriyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın gerekçesiz olduğunu, mahkeme karar gerekçesinde müvekkilinin akaryakıt fiyat farkı taleplerinin hakedişlerin itirazsız imzalanması nedeniyle reddedilmekle birlikte, davalı tarafın da hakedişleri itirazsız imzalamasına rağmen davalının sonradan fazla-eksik kazı nedeni ile ceza kesebileceği kabulü ile karar verilmesinin çelişkili olduğunu, gerekçeye göre, hakedişi itirazsız imzalayan davalının da cezai tazminat kesemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini, kural uygulanırken taraflara eşit davranılması gerektiğini,
talep edilen akaryakıt fiyat farkı talebinin sözleşmedeki formülün hatalı uygulanması sonucu ortaya çıkan hesap hatasından kaynaklanan bir talep olduğunu, bilirkişilerce bunun tespit edildiğini, hesap hatasından kaynaklanan alacağın sonradan fark edildiğinde her zaman talep edilebileceğini, her bölge için yapılan kazı miktarlarının taraflarca imzalanıp uygun bulunmakla davalının kazının eksik- fazla olduğuna dair itirazının olmadığının kabulü gerektiğini, kaldı ki davalının kazı miktarlarına itirazının bulunmadığını, 30.09.2017 tarihli protokole uyulmadığı gerekçesi ile ceza-i şart çıkarılmasının da haksız olduğunu,
sahaya başka bir taşeron sokularak % 38,8 lik iş bu taşerona verilmekle sahanın tamamında çalışma imkanı kalmadığından taahhüt miktarında aynı oranda indirime gidilmesi gerektiğini, indirim yapıldığında taahhüt miktarının yerine getirilmiş olacağını, mahkeme gerekçesinin doğru olmadığını, sahada yapılan kazılar için % 2 tolerans belirlendiğini, bu toleransın tüm saha için kümülatif uygulanması gerektiğini, taraflarınca sunulan bilimsel rapor tespitlerine itibar edilmesi gerektiğini, davalı tarafından çıkarılan tazminatların haksız olduğunu, % 5 lik teminat kesintisinin iadesi gerektiğini,
diğer kesintiler olan 28.818,41 TL malzeme kesintisi ve 212.40 TL personel kart bedelinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini buna dair kesilen faturanın iade edildiğini, davalının kesin hakedişten sonra fatura ederek kesinti yapmasının kabul edilemeyeceğini, tazminat istemlerinin tamamen reddi nedeniyle AAÜT 13/4 gereği tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeniyle, 31. hakediş alacağının, nakdi kesinti yapılan tutarın ve eksik ödenen akaryakıt fiyat farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ve davalılardan oluşan iş ortaklığı arasında 11.12.2015 tarihli hafriyat işlerine dair eser sözleşmesi akdedilmiş ve 15.12.2018 tarihinde işin geçici kabulü yapılmıştır. Taraflarca kesin hesabın yapılarak son hakedişin düzenlenmesi ve davacının hakedişlerinden yapılan kesintinin iadesi hususunda anlaşma sağlanamaması üzerine davacı tarafından 1.614.315,30 TL nakti kesinti miktarının, 31. hakediş tutarı olarak talep ettiği 360.361,60 TL'nin ve KDV dahil 924.723.39 TL akaryakıt fiyat farkı alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığı ve davalılarca itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece taraflar arasındaki 30.09.2017 tarihli protokoldeki taahhütlerin davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan gecikme cezası kesintisi ve taraflarca imzalanan 30.01.2019 tarihli tutanakla hakedişten kesileceği kararlaştırılan kesintiler yönünden davalı tarafın davacının geçici teminatından kesinti yapmasının haklı olduğu ve yine davacı tarafından icra takibinde talep edilen akaryakıt fiyat farkı talebinde haklı olmadığı yönündeki kabul yönünden karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bununla birlikte mahkemece davalı tarafından kesin hakedişte, davacının yaptığı imalatlarda fazla kazı ve dolgu yapması nedeniyle geçici teminatından kesilen KDV dahil 719.977,19 TL kesinti yönünden davacının hatalı kazı ve dolgu miktarları bakımından bir itirazının bulunmadığı, kazı alanının sadece bir bölümünde planlanan kazı miktarı ile gerçekleşen kazı miktarı arasında uyumsuzluk olduğu, sözleşmeye göre % 2 tolerans söz konusu olmamasına rağmen 11 bölge de % 2 tolerans uygulandığı,
dolayısıyla kazı alanının tamamında % 2 toleransın söz konusu olmadığı gerekçesiyle haklı olduğu kabul edilerek karar verilmiş olup, davalılardan oluşan iş ortaklığının ara hakedişlerde yapılan işler bedelini davacıya tam olarak ödediği, davalı tarafın da ara hakediş ödemelerinde ihtirazi kaydı olmadığı, sonrasında düzenlenen 31 no'lu hakediş ile ödenen bu tutarlardan fazla kazı ve dolgu nedeniyle kesinti yapıldığı anlaşılmakla, davalı tarafından yapılan KDV dahil 719.977,19 TL fazla kazı ve dolgu kesintisi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece fazla kazı-dolgu kesintisi ve bakiye hesaplanan nakdi kesinti yönünden verilen karara yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1938, K. 2025/2533, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama