KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/225 E., 2024/4931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/548 E., 2022/507 K.
- Karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek Dairemizin 27.11.2023 tarihli ve 2022/4603 E., 2023/3920 K. sayılı kararı ile noksan temyiz harcının davalı yanca ikmali için dosyanın Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin geri çevirme kararı uyarınca eksik harçlar ikmal edilerek dosyasının temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait reklamların yayınını yaptığını, buna ilişkin faturalardan kaynaklanan alacaklarının ödenmemesi üzerine başlattıkları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, dava konusu faturaları müvekkiline göndermediğini, davacının yalnızca fatura düzenlemesinin alacağın ispatına yeterli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 17.07.2018 tarihli ve 2014/1215 E., 2018/818 K. sayılı kararı ile, davalının BA-BS formlarının vergi dairesine sunulmuş olmasına dayanılarak davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının takibe konu ettiği alacakların davalı yanca vergilendirmede dikkate alınmak üzere beyan edildiği, bu nedenle teslim olgusunun ispatlandığı ve hizmet bedeli konusunda mutabık olunduğu gerekçesiyle asıl alacak yönünden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %9 faiz işletilmesine,
işlemiş faiz talebinin feragat nedeniyle reddine, asıl alacak üzerinden hesap edilecek % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair karara karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli, 2018/5427 Esas ve 2019/2486 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu takibin dayanağı olan faturaların tarih, miktar ve sıra numaları ayrıntılı bir şekilde yazılarak bu faturalarla ilgili BA-BS formlarının düzenlenip düzenlenmediğinin, vergi dairesine ibraz edilip edilmediğinin ve kullanılıp kullanılmadığının vergi dairesinden sorulması,
durum açıklığa kavuşturulduktan sonra mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hükme varılması gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 72.982,67 Türk Lirası asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazları yönünden. Mahkemece, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesinde yazılı icra inkâr tazminatının %40 olan oranı 6352 sayılı Kanun'la %20 olarak değiştirilmiştir. Bu kanun 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu tarihten sonra yapılmış icra takipleri için uygulanır.
Eldeki davada, 13.07.2009 takip tarihi itibariyle İİK 67/2. maddesinin %40 icra inkar tazminatı öngördüğü ve ayrıca Mahkemenin 17.07.2018 tarihli bozmadan önceki kararında hükmedilen %40 icra inkar tazminatı oranına ilişkin davalı tarafça temyiz itirazında da bulunulmadığı anlaşılmakla %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemişse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin faiz oranına ilişkin temyiz istemleri yönünden; takip talebinde davacı alacaklı asıl alacağın işleyecek aylık %9 faizi ile tahsili talep etmiş, Mahkemece, takibin 72.982,67 Türk Lirası asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla devamına karar verilmiştir.
Mahkemenin bozmadan önceki 17.07.2018 tarihli kararında asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %9 faiz işletilmesine karar verdiği, bu kararın faiz oranı yönünden temyiz edilmediği, işleyecek faizin kararda aylık ve yıllık olarak belirtilmediği durumlarda bu faizin yıllık olarak kabul edilmesi gerektiği, esasen kanuni faizin de 13.07.2009 takip tarihi itibarıyla yıllık %9 olduğu dikkate alındığında takip tarihinden itibaren yıllık %9 işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemişse de;
bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/225, K. 2024/4931, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama