KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2263 E., 2024/4609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/482 E., 2024/385 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/240 E., 2021/185 K.- Birl. Dava 2019/246 E.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile uğranılan zararın ve ödenmeyen hakedişlerin tahsiline ilişkin asıl dava ile teminat mektubunun fesih olur tarihi itibari ile güncellenmiş bedel farkı ile gecikme cezasının tahsiline ilişkin birleşen davada, davacı tarafın Türk Çelik Sektörü Üretim Envanteri ve Yatırım Projeksiyonu Araştırma Projesi Hizmet Alımı Sözleşmesi ve eklerinden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerini usulen yerine getirmediği, davalı idarece sözleşmenin feshi işleminin haklı ve hukuka uygun olduğu,
bu durumda davacı tarafın herhangi bir tazminat ve alacak talebinde bulunmasının hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada; sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacı iş sahibinin teminat mektubunun güncellenmesi farkı nedeniyle bakiye 22.525,12 Türk Lirası alacağının bulunduğu, bunun dışında sunumu gereken ara raporun hazırlanmasındaki gecikme nedeniyle sözleşmenin 18/1. maddesi gereğince hesaplanan 213.900,00 Türk Lirası gecikme cezası talep edebileceği gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
3.a- Asıl davaya ilişkin temyiz istemi yönünden; kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; bilirkişi heyetinin dava konusu uyuşmazlıkla ilgili uzman kişilerden oluştuğu, davacı tarafça proje kapsamında sunulan ön ve ara raporun sözleşme amacını karşılamadığı, çalışmanın hem veri temini hem de analiz aşamasında yüzeysel kaldığı, çalışmanın taraflar arasındaki sözleşmenin eki Proje İş Tanımına uygun olarak hazırlanmadığı,
bundan sonraki süreçte yapılacak çalışmalarla sözleşmede kararlaştırılan amaca ulaşmanın imkansız olduğu, davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği gözetilerek asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.b- Birleşen davaya ilişkin temyiz istemi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, birleşen davada temyiz istemi yönünden kabul edilen 236.425,09 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2263, K. 2024/4609, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama