KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2421 E., 2024/3112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/560 E., 2024/518 K.
- Karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince, iflasın açılması istemli davada davalı şirketin bekletici mesele yapılmasını istediği davaya konu borcun eldeki davaya konu borç olmadığı, davalı defterlerinde ödemenin yapıldığına dair bir kaydın yer almadığı, depo emirinin tebliğ edildiği, yasal süresi içerisinde davalı tarafından, borcun ödenmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davalı hakkında iflas yolu ile başlatılan adi takibin kesinleştiği, davalının ödeme iddiasını ispat edemediği, iflas davasından sonra açılacak menfi tespit davasının iflas davasında bekletici mesele yapılmasının kanunda öngörülmediği, borçlunun borcunu yatırdıktan sonra istirdat davası açabileceği, davalı şirketin usulüne uygun depo emrine rağmen borcunu ödemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz''in 27.06.2022 tarih, 2021/5307 E. ve 2022/3586 K. sayılı ilamıyla, taraflar arasında düzenlenen toplantı tutanağında davacının şirket üzerine koydurduğu hacizlerin kaldırılması ve davacının davalı şirketten olan 362.647,00 USD cari alacağına karşılık 12 adet senet düzenlendiği,
dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporunda davacının takibe konu para miktarı ile senet bedelleri toplamının kur farkları da dikkate alındığında birbirini karşılar nitelikte olduğuna göre mahkemece davalı şirketin ödeme def'i ile ilgili olarak takipteki alacakla, senetlere konu alacağın aynı olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılarak gerektiği takdirde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak henüz kesinleşmemiş İstanbul Anadolu 9. Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1449 sayılı dosyası da nazara alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4- İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında bonoların verilmesini gerektirir başka bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, takip dosyasının tarihinin 10.10.2014 olduğu, tarafların mutabakat metnini imzaladıkları tarihin ise 17.11.2014 olduğu, takipteki borç ile bonoların miktarlarının birbirine yakın olması ve kısa süre içerisinde başka bir ticari ilişki olmadığı, ticari defter ve kayıtlardan anlaşıldığından, eldeki davaya konu takip dosyasına karşılık 12 adet bononun verilmesi suretiyle borcun ödendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
5-Bu karara karşı talep eden vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, bozma doğrultusunda karar verildiği ve istinaf nedenleriyle sınırlı, usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacının takip başlatmasından kısa bir süre sonra tarafların mutabakat metnini imzaladıkları, takipteki borç ile bonoların miktarlarının birbirine yakın olduğu, bu süre içerisinde bonoların verilmesini gerektirecek başka bir ticari ilişki olmadığı, bonoların takibe konu borca karşılık verildiği ve bedellerinin ödendiği anlaşılmakla, talep eden vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2421, K. 2024/3112, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama