İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2795 K.2025/3615

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi…

Esas2024/2795Karar2025/3615Tarih28 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.440 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/2795 E., 2025/3615 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ekim 2025
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/74 E., 2023/168 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.440 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idare ile 26 adet prefabrik otobüs hareket noktasının yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı idare tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle irat kaydedilen teminat mektup bedeli, ödenmeyen iş bedeli ile haksız olarak yapıldığı ileri sürülen gecikme cezası ve geçici kabul noksanlıkları kesintilerinin istirdatı ve tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan saha tespitinde işin geçici kabule hazır olmadığının belirlendiğini, eksikliklerin %5'den fazla olduğunu bu nedenle idare tarafından, yasal sorumluluklarını zamanında yerine getirmediği için yükleniciye ceza kesildiğini, sözleşmenin feshinin haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2018 tarih, 2017/674 E., 2018/1290 K. sayılı kararı ile ıslahla arttırılan miktar da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2019 tarihli, 2019/990 E., 2019/3094 K. sayılı kararı ile teknik bilirkişiden yüklenicinin iş ve imalâtları geçici kabul komisyon tutanağında saptanan seviyede yaptığı ve tespit edilen eksikleri uyarı ve süre verilmesine rağmen tamamlamadığı,

inşaatı keşif anındaki seviyeye iş sahibinin yaptığı tamamlama ihalesi sonucu dava dışı ikinci yüklenicinin getirdiğini göz önünde tutmak suretiyle iş sahibinin fesihte ve bunun sonucu olarak teminat mektubunu irat kaydetmekte haklı olup olmadığı ile geçici kabul tarihi itibariyle davacı yüklenicinin sözleşme ve eklerine uygun olarak gerçekleştirdiği iş ve imalâtlar sebebiyle hakedip de ödenmeyen iş bedeli alacağı ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp ara hakedişte yer alıp ihtirazî kayıtsız imzalanmış olması sebebiyle ceza kesintisi ile geçici kabul noksanlıkları kesintisi ile ilgili alacak taleplerinin

reddedilmesi gerektiği dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının tespit edilen eksikleri uyarı yapılmasına ve süre verilmesine rağmen tamamlamadığı, kalan işin iş sahibinin yaptığı tamamlama ihalesi sonucu dava dışı yüklenici tarafından yerine getirildiği, dava konusu yapılan ve davalıca irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin iadesinin de haksız olduğu ve bilirkişi raporu uyarınca hesaplanan imalât tutarının tahsili gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mübrez bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, tamamlama seviyesinin somut veriye dayanmadığını, teknik şartnamede topraklamaya ilişkin hüküm bulunmadığını, tespit edilen eksikliklerinin kullanıma bağlı olduğunu beyan etmektedir. 2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eski hale getirme ile yargılamaya devam edilemeyeceğini, dosyanın işlemden kaldırılmış olduğunu, tüm ödemelerin davalı idare tarafından eksiksiz yapıldığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1)Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2) Davalı iş sahibi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı vekili tarafından 26.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sözleşmeye konu iş kapsamında gerek davacı şirkete, gerekse alacağını temlik ettiği şirketlere, gerekse de ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına davacı şirket adına yapılan ödemeler olduğu ve bu ödemelerin toplam ödeme miktarında dikkate alınması hususu beyan edilmiş, sonradan sunduğu dilekçelerle de bu hususu tekrarlayarak bu konuda bilirkişi ek raporu alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili ise kanuni süresinden sonra sunulan delillere muvafakatleri olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece bu belgeler değerlendirilmemiş ve değerlendirilmeme sebebi gerekçelendirilmemiştir.

Kural olarak, ödemeye ilişkin itirazlar yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Zira bu deliller borcu söndüren niteliktedir. Bu durumda davalı idare tarafından davacı yüklenici lehine yapıldığı iddia olunan ödemelere ilişkin delillerin toplanıp gerekli görülmesi halinde ek bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacakların tahsiline ilişkindir.

Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ek rapor aşamasında davalı tarafından ödeme belgesi ibraz edilmesi nedeniyle sayın çoğunluk tarafından bu belgelerin “borcu söndüren belge niteliğinde olması nedeniyle” kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, delillerin ibrazı aşamasında sunulmayan, ek rapor aşamasında sunulan ödeme belgelerinin delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundadır.

Sayın çoğunluk, ödemeye ilişkin belgenin borcu söndüren belgelerden olması nedeniyle her aşamada ileri sürülebileceği, bu nedenle değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir.

Davanın açılış tarihi itibariyle yargılamada 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanacaktır.

Somut dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olup kamu düzeninden değildir. Dolayısıyla yargılama hukukunun temel ilkelerinden olan “taraflarca getirilme ilkesi”ne tabidir. Bu durumda “Kanunla belirtilen durumlar dışında, hakim kendiliğinden delil toplayamaz.”(HMK 25/2, HUMK 75/1,75/3)

Davacı, alacağı olduğunu iddia ettiğine, davalı da ödediğini savunduğuna göre, ödeme savunmasının ispatı davalıya düşecek ve davalı bu savunmasını usul hükümleri dairesinde ileri sürebilecek ve ispat edecektir. Ödeme savunmasının en önemli delili ödeme belgesidir. Bu belge davalı tarafın en önemle delili olmakla süresi içinde ibraz edilmeli, bu delilin ibrazı için de bir süre bulunmalıdır.

Bir başka deyişle ödeme belgesine diğer deliller yanında üstünlük tanıyan yasal bir düzenleme bulunmadığı sürece aynı diğer delillerin toplanması ve ibrazı usulüne tabi olmalıdır. Davalı taraf ödeme delilini, delil bildirme süresi geçtikten sonra ek rapor aşamasında ibraz ettiğine göre HMK hükümleri gereğince süresinde ibraz etmemiş, Davacı taraf da süresi geçtikten sonra delil bildirilmesine muvafakat etmemiştir.

HMK nın 145.maddesi “Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülmemesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan HMK nın usul hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde delillerin ibrazı aşamasından sonra yeni delil ibrazını öngörmeyen bir sistematik içermektedir. Diğer bir deyişle süresinden sonra yeni delil ibrazını düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Nitekim HMK da delillerin ne zaman ve nasıl ibraz edileceği açıkça düzenlenmiştir.

Nasıl ki davacı ıslah dışında (davalının kabulü hariç) davasını genişletemezse, davalı da yine davacının kabulü ve ıslah dışında savunmasını genişletemez. Ödeme iddiası davalının en önemli savunmasıdır ve bu savunmanın genişletilmesi yasağının istisnası Usul yasasında düzenlenmemiştir.

Yargılama aşamasında elde edilemeyen belgenin yargılamadan sonra ele geçirilmesi halinde kanun koyucu bu tür durumlar için yargılamanın yenilenmesi kapsamında belge sahibi lehine HMK 375/1-ç maddesini getirmiştir. Bu madde gereğince davalı süresi içinde yargılamanın yenilenmesi yoluna gidebilecektir. Diğer yandan böyle bir uygulamanın kabulü halinde yargılamanın yenilenmesi müessesesinin (bu sebep açısından) amacı ortadan kalkacaktır.

Eğer davalı bu belgeyi keyfi olarak delillerin bildirilme aşamasında ileri sürmemişse sonuçlarına da katlanmalıdır. Aksinin kabulü yargılama sürecini davalının inisiyatifine bırakmak olacaktır.

Böylece uygulamada davalı, elinde belgesi olmasına rağmen sırf davacıyı uğraştırmak, işini güçleştirmek için ibraz etmeyecek, davanın ilerleyen aşamalarında veya davanın kabulü halinde de temyiz aşamasında bu belgeyi ibraz ederek itirazda bulunacak ve yargılamanın yeniden başlamasına sebep olacaktır.

Bir adım ötesi, davalının ibraz ettiği ödeme belgesi altındaki imza davacının imzası olmayabilecek, imza incelemesi sürecinden sonra davanın kabulü halinde de davacının alacağına kavuşması için geçecek sürenin ne kadar olacağını kestirmek de mümkün olmayacaktır. Bu nedenlerle ünlü hukukçu Jering “usul hürriyetin ikiz kardeşi, keyfiliğin can düşmanıdır” diyerek usul kurallarına bağlılığın önemine işaret etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/208 E, 2025/328 K ve 2019/637 E, 2021/1387 K sayılı ilamlarında da özetle “ …direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık ….anılan belgelerin süresinde sunulup sunulmadığı ile HMK’nın 145.maddesinin eldeki davada uygulanıp uygulanamayacağı, buradan varılacak sonuca göre bu belgelerin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır….İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama aşamasında söz konusu belgeyi ileri sürmeyen davalının,

yargılamanın geldiği aşamada yeni deliller dosyaya sunarak bu deliller doğrultusunda değerlendirme yapılmasını talep etmesi mümkün değildir. Aksinin kabulü hukuk yargılamasının temel ilke ve esasları ile bağdaşmayacaktır.” Diyerek süresinden sonra delil ibrazını kabul etmemiştir.

Sonuç itibariyle; kamu düzenine ilişkin olmayan davada, HMK da öngörülen delil ibraz sistemine uymayan, süresi içinde ibraz edilmediği gibi ileri de sürülmediği anlaşılan, davalının savunmasının en önemli delili olan ödeme belgelerinin ek rapor aşamasında ibraz edilmesi halinde dikkate alınamayacağı, bu nedenle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2795, K. 2025/3615, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VI. Karar
  12. Muhalefet Şerhi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2795
Karar No
2025/3615
Tarih
28 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2798 K.2025/3426
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2805 K.2025/3430
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2808 K.2025/7324
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2811 K.2025/14100
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2814 K.2025/13717
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2816 K.2025/12065

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.