KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2835 E., 2025/3556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/151 E., 2022/185 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'na ait araçların bakım ve onarımının davacı müvekkili tarafından yapıldığını, ancak faturalara dayalı borcun, vadesi geldiği halde ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından bu takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu bu nedenlerle takibe yapılan itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan faturaların davalı ... adına kesilmediğini, davacı tarafla müvekkili kurum arasında borç doğuran bir hukuki ilişki kurulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2020 tarihli kararı ile dava konusu faturaların her ne kadar dava dışı .... Mam. Nak. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş olsa da, bakımı ve tamiri yapılan araçların, faturaların düzenlendiği tarih olan 20.04.2011'de belediye iştiraki olan .... adına kayıtlı olduğu, bu nedenle hayatın olağan akışına göre bahse konu faturalardan davalı belediyenin haberdar olmamasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Erzurum 4. İcra Dairesi'nin 2014/3192 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 25.02.2020 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 07.12.2021 tarihli, 2021/465 Esas, 2021/2045 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, her ne kadar mahkeme tarafından dava konusu araçların belediye iştiraki olan ...San. A.Ş. adına kayıtlı olduğu, bakım ve onarımı yapılan araçların belediyeye ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava dışı .... San. A.Ş’nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, bu durumda husumetin yanlış kişiye yöneltildiğini anlaşıldığı ve bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın itirazın iptali davası olup davanın icra dosyasındaki takip alacaklısı ve takip borçlusu arasında görülecek olması nedeni ile icra dosyasında borçlu sıfatı ile yer almayan ... San. A.Ş'nin iş bu davaya HMK'nın 124/4. maddesi gereği taraf olarak eklenmesi mümkün görülmediğinden davacı tarafın HMK'nın 124/4. maddesi gereği taraf değişikliği talebinin de uygun görülmediği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Onarımı yapılan araçların belediyeye ait olduğu, onarım bedelinin belediye tarafından karşılanması gerektiğini, b. Mahkemece husumetin .... San. A.Ş’ye yöneltilmesi için süre verilmeden karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2835, K. 2025/3556, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama