KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3173 E., 2025/3534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/681 E., 2023/596 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karamürsel 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/63 E., 2022/378 K.
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahipleri ve yüklenicilerin 23.02.1990 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme ve proje numaralandırmasına göre zemin katta bulunan 2 ve 3 no.lu dükkanların davalı yüklenicilere bırakıldığını, yüklenici davalıların 30.11.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 2 ve 3 no.lu dükkanları müvekkiline satmayı ve tapuyu devretmeyi vaadettiklerini, aradan uzun bir süre geçmesine ve davalılara yapılan uyarılara rağmen dava konusu taşınmazların müvekkili adına tapu tescilinin yapılmadığını, belirtilen nedenlerle dava konusu taşınmazların davalılar adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptalleri ile müvekkili kurum adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve .... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı yükleniciler .... ve .... ile imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatın tamamlanıp teslim edilmediğini, bu nedenle Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın halen derdest olduğunu, sözleşmeye göre inşaatın bitirilip iskânın alınması gerektiğini, ancak inşaatın yarım bırakıldığını, davacıya haksız işgalin önlenmesi için ihtar çekildiği beyan ederek davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı arsa sahiplerinin Mahkemenin 2011/123 Esas, 2014/534 Karar sayılı dosyası kapsamında belirlenen eksik işler bedelini yüklenicilerden almadıkları, binadaki eksikliklerin neler olduğu araştırılmakla, sözleşmenin iskân izni şartını kapsadığı da göz önüne alınarak, iskân izninin bulunmaması nedeniyle davacı kuruma eksiklikleri tamamlamak ve iskân ruhsatı almak üzere uygun süre verilerek sonucunun beklendiği, davacı kurumun halefi olduğu yüklenicinin edimlerini verilen süre ile keşif tarihi itibariyle iskân iznini almayarak yerine getirmediği,
tüm dosya kapsamından sözleşmenin arsa sahibi bakımından ifa ile sonuçlandırılmadığının anlaşıldığı, yüklenici ve yüklenicinin halefi olan davacı kurumun, arsa maliklerinden talep edebileceği bir kişisel hakkın mevcut olmadığı, halefi olduğu yüklenicinin edimlerini yerine getirdiği iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı yükleniciler tarafından yerine getirilmeyen eksik işlerin müvekkili tarafından yerine getirilmesinin beklenmesinin hatalı olduğunu, yükümlülüğü yerine getirmeyenin ve sorumlunun davalı yükleniciler olduğunu, bu durumun müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, müvekkili ile davalı yükleniciler arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalanmış olup müvekkillerine iskân yükümlülüğü getirilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin satış vaadi sözleşmesi bedelini ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı yüklenicinin taraf olduğu sözleşme yükümlülüklerinin müvekkiline yüklenemeyeceğini,
inşa edilen binada 22 bağımsız bölüm bulunup bunlardan sadece 2 tanesinin tapu iptal ve tescilinin istenildiğini, müvekkilinden tüm bağımsız bölümlerin eksikliklerinin giderilmesi için işlem yapılması istenilmekle bunun hakkaniyete aykırı olduğunu, bunun tüm hak sahipleri tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3173, K. 2025/3534, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama