KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3191 E., 2024/4353 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/115 E., 2024/112 K.
- Dava tarihi
- 19.03.2015
- Karar
- Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idare ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davaların işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında davalı bünyesinde çalışan işçilere yapılan ödemeleri aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz'in 05.12.2022 tarih 2021/4744 E. ve 2022/5629 K. sayılı ilamı ile bozularak dosya Mahkemesine gönderilmekle, İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına uyarak verdiği asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin ikinci kararına ilişkin verilen son bozmada mahkeme ve icra masraflarının yapılan hesaplamaya dahil edilmemesinin doğru olmadığı belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma sonrası bilirkişiden alınan raporda belirtilen bu alacak kalemleri de dahil edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf bu kararı, davalının Kral Temizlik ile iş ortaklığı yaptığı dönemden de sorumlu olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı 06.01.2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların 08.03.2021 tarihli bozma öncesi alınan rapordaki hesaplamalara dayandığı anlaşılmaktadır. Her iki rapor birlikte değerlendirildiğinde 01.01.2008 -31.12.2008 tarihleri arasında Kral Temz. Güv. San. Ve Tic. Ltd. Şti. - Başel Tem. İnş.
Tur. Bilg. Med. Sağ. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. ortak girişim olarak hizmet alım sözleşmesini yürüttüğü anlaşılmaktadır.
Asıl dava yönünden; bu dönemdeki sorumlu olduğu yargılama gideri ve icra masrafları payının 06.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya dahil edilmemesi doğru görülmemiş ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3191, K. 2024/4353, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama