İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3262 K.2025/1861

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına…

Esas2024/3262Karar2025/1861Tarih6 Mayıs 2025Okuma5 dk · 1.003 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/3262 E., 2025/1861 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2025
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2011/808 E., 2024/128 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.003 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili avukat ... ile davalılardan . .... Konut Yapı Kooperatif vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacının, asıl davada davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yükleniciliğini yaptığı ve davalı kooperatifin arsa sahibi bulunduğu inşaatın, .... ada, ... parsel, A blok, 21 numaralı bağımsız bölümünü yüklenici şirketten 05.10.2000 tarihli satış protokolü ile satın aldığını, inşaatın bitimini müteakiben 20.09.2002 tarihinde dairenin müvekkiline teslim tutanağı ile teslim edildiğini, o tarihten bugüne kadar müvekkilinin tasarrufunda olduğunu ancak tapuda birleşen davalı ...’e devredildiğinin sonradan anlaşıldığını, birleşen davalı ...’e yapılan satış işleminin sahte belgelerle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, A blok, 21 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Asıl davada davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; iyiniyetli kayıt maliki olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.12.2010 tarihli ve 2007/92 Esas, 2010/503 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 15.12.2010 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı kooperatif ile birleşen davada davalı ... vekillerinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 16.05.2011 tarihli ve 2011/4781 Esas, 2011/6337 Karar sayılı kararı ile fesih sonucu yapılan tasfiyede çekişme konusu 21 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye bırakılıp bırakılmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde ve tapuda diğer davalı ...’e yapılan temlik işleminin yolsuz vekaletnameye dayalı şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesi gerektiği belirtilerek, Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 21 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye bırakılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, davalı ... de dahil bazı kişiler hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/124 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, dosyada mevcut evraklardan anlaşıldığı üzere davalı ... hakkında beraat kararı verildiği,

Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/457 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2021 tarihli, 2021/1382 Esas, 2021/6020 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu kararla dava konusu taşınmazın davacı ....

Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği belirtilerek, asıl davanın esastan, birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde.

20.09.2002 tarihinde dairenin arsa sahibi kooperatif yetkilisinin gözetimi ve bilgisi dahilinde düzenlenen teslim tutanağı ile müvekkile teslim edildiğini ve o tarihten bugüne kadar müvekkilinin daireyi kullandığını, dava konusu bağımsız bölümün yüklenici payına düşen daire olduğunu, yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan edimini ifa ederek inşaatı tamamladığını, müvekkilinin TMK’nın 1023. maddesi kapsamında iyiniyete dayanarak mülkiyet kazanan 3 üncü kişi olduğunu,

mülkiyetin kazanımına dayanak ilk işlem dahil olmak üzere ve devam eden işlemler silsilesi yüklenici ile birlikte hareket eden arsa sahibi davalının katılımı ile tesis edildiğinden, dava konusu taşınmazın mahkeme kararıyla davalı arsa sahibine döndüğünden bahisle davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki bahsi geçen davada müvekkili, tarafı olmadığından anılan yargılamaya katılmalarının mümkün olmadığını, 29.11.2007 tarihli “Sulh Sözleşmesi” başlıklı belge nedeniyle her bir taksit için herhangi bir dairenin yükleniciye verilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından:

Asıl davada davalılar arsa sahibi kooperatif ile yüklenici şirket arasında 15.09.2000 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 22.03.2001 tarihli paylaşıma dair ek sözleşme imzalanmıştır. Davacı ise asıl davalı yükleniciden 05.10.2000 tarihli ve ön satış protokolü başlıklı belge ile yapılacak olan inşaattan A blok, 21 numaralı bağımsız bölümü satın almıştır.

Davalı arsa sahibi kooperatif ile yüklenici şirket arasında yapılan 15.09.2000 tarihli sözleşmenin 22.06.2004 tarihli tespit raporuna göre ancak %65 fiziki seviyeye getirildiği, davalılardan kooperatifin 07.06.2004 tarihinde yüklenici şirkete fesih ihbarında bulunarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, fakat tarafların bir araya gelerek 29.11.2007 tarihinde “sulh sözleşmesi” başlıklı belgeyi düzenledikleri, bu sözleşmenin 2. maddesi ile yüklenici şirketin eksik bıraktığı inşaat işlerinin parasal değerini arsa sahibi kooperatife ödemesi karşılığında, kooperatifin teminat olarak tutulan taşınmazları serbest bırakmasının kararlaştırıldığı,

buna karşılık da 36 eşit taksitte ödenmesi koşuluyla yüklenici şirketin kooperatife 2.037.000,00 TL ödeyeceğinin ve her 75.000,00 TL taksit ödemesinden sonra teminat olarak tutulan dairelerden 1 adedinin serbest bırakılacağının hükme bağlandığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar dava konusu bağımsız bölümün sözleşme ile yükleniciye bırakılan yerlerden olduğu anlaşılmış ise de; davalı yüklenici tarafından gerçekleştirilen inşaat seviyesi dikkate alındığında, davalılar arasındaki sulh sözleşmesi uyarınca belirlenen tutar da ödenmemiş olduğundan, davalı arsa sahibinin tapuyu teminat olarak uhdesinde tutmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK’un 438/son maddesi uyarınca mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan Mahkeme kararına karşı asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Yerel Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3262, K. 2025/1861, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3262
Karar No
2025/1861
Tarih
6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3265 K.2025/2901
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3266 K.2025/2759
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3267 K.2025/3090
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3271 K.2025/2331
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3273 K.2025/4100
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3274 K.2025/2795

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.