KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3342 E., 2024/4879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/48 E., 2021/421 K.
- Karar
- Onama
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili ile davalı yüklenici arasında 11.08.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yapılan inşaat teslim alındığında zeminden 68,94 m² ve bodrumdan 32,50 m² eksik ifa olduğunun belirlendiğini ileri sürerek eksik ifa olarak belirlenen kısmının müvekkili adına tesciline mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakkın saklı kalması kaydı ile 10.000,00 Türk Lirası bedelin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ilk kararda; sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı, sözleşmenin şekil noksanlığı sebebiyle geçersiz olduğu, davacının davaya konu bağımsız bölümleri 26.08.2010 tarihinde dava dışı ...'e devrettiği, davacının 818 Sayılı Yasa’nın 362. maddesi uyarınca kendisine bırakılan ve davaya konu edilen iki adet bağımsız bölümü örtülü olarak kabul ettiği, muayene ve ihbar yükümlülüklerini üç seneye yakın süre yerine getirmemiş olduğu, yapılan eseri kabul etmiş sayıldığı, davaya konu bağımsız bölümlerin maliki ... olduğundan davacının önceki hak sahipliğine dayanarak eksik ifa bedelini isteme konusunda hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, tapu iptaline ilişkin talebin pasif husumet yokluğu nedeni ile, alacak talebinin ise hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin ilk kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin ( Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 30.01.2019 tarih ve 2016/2313 Esas, 2019/232 Karar sayılı ilamıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı şekilde yapılmasına rağmen inşaatın tamamlanması nedeniyle geçerli hale geldiği, ayrıca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu, arsa sahibinin kendisine düşen bağımsız bölümü başkasına devretmesinin zımnen kabul anlamına gelmediği gibi sözleşme gereği eksiklik nedeniyle tazminat istemesine engel olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece ikinci kararda bozmaya uyularak, yükleniciye 11,51 m² fazla alan verildiği, sözleşmede bu alanın net ya da brüt olacağı düzenlenmediğinden rapora itibar edildiği, davacı tapu iptal tescil istemiş ise de, zemin katın üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu ve rapora göre davacıya eşdeğer alan verilmesinin uygun olmayacağının belirtildiği, alacak talebi yönünden ise davalının eksik ifa ettiği anlaşıldığından eksik olarak verilen alanın bedelinin davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle tapu iptal tescil talebinin reddine 21.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin ikinci kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması Dairemizin 11.09.2024 tarih, 2023/447 E., 2024/2608 K. sayılı ilamıyla; kararın onanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 11.09.2024 tarih, 2023/447 E., 2024/2608 K. sayılı ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil ve tazminat istemine ilişkindir.
Develi 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/25 Esas sayılı D.iş dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında davalı yüklenicinin zeminden 68.94 m² ve bodrumdan 32.50 m² fazla aldığı belirlenmiştir. Eldeki dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalı yüklenicinin 11,51m² fazla aldığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından süresinde itiraz edilmesine rağmen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, 06.07.2021 tarihli rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekirken, sehven onandığı, bu kez yapılan incelemede anlaşılmış olup bu yöndeki karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3342, K. 2024/4879, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama