KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3724 E., 2025/4002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1485 E., 2024/1392 K.
- İlk derece mahkemesi
- Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/403 E., 2023/392 K.
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirketten alacaklı olduğu, bu konuda İzmir 14. İcra Dairesi'nin 2015/17598 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin ise diğer davalılarla arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri gereği bağımsız bölüm alacağı olduğu,
davacının icra dairesinden İİK.'nın 94/2. maddesi gereği yetki aldığı iddiası ile sözleşme konusu (dava dilekçesinde yazılı) bir kısım bağımsız bölümlerin tapu iptali ile davalı şirket adına tesciline karar verilmesini, bilahare davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/5 Esas,
2023/287 Karar sayılı kararı ile geriye etkili olarak feshine ve 11.423.851,52 TL imalat bedelinin yükleniciye ödenmesine karar verildiğinden bahisle alacağının bu bedel üzerinden karşılanması için davasını alacak davası olarak ıslah edip 379.962,34 TL alacağının 10.09.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, arsa sahiplerinin yükleniciye borcunun bulunmadığını, sözleşme feshedileceğinden tescilinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi nedeniyle yüklenici lehine tescil olamayacağı, İİK.'nın 94. maddesi gereği alınan yetkiye istinaden alacak davası açılamayacağı, davacının ıslah ile davasını alacağa dönüştürdüğü, bu nedenle bu davayı takip yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-e-115/2 maddesince usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı ... . Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili olarak feshedildiğini ve sözleşmelere istinaden yapılan imalatlar nedeniyle yüklenicinin arsa sahiplerinden 11.423.851,52 TL alacaklı olduğunu ancak feshin tasfiyesi yapılmadığı için davacı alacağının bu bedel üzerinden tahsili için davayı ıslah ettiklerini, tasfiye amacıyla ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ödeme yapılmamışsa işin seviyesine göre ödenmesi gereken miktar belirlenip davacının icra dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere bu alacağa hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK.'nın 94/2. maddesi gereğince verilen yetkiye dayalı olarak açılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3724, K. 2025/4002, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama