KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/413 E., 2024/3374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1135 E., 2023/2106 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/532 E., 2023/221 K.
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; kooperatif üyeliğinin tespiti davasında, davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 08.04.2009 tarihli adi protokol ile 20.03.2014 tarihli noter senedi içerikleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında davalı kooperatif tarafından inşa edilen A ve B Bloklar altında yer alan depo dükkanların devrinin amaçlandığı sonucuna varıldığı, her iki sözleşmede de dava dışı ...'a ait olan davalı kooperatif nezdindeki üyeliğinin devredilmesine yönelik irade bulunmadığı, dava dışı ...'ın iş karşılığı aldığı ve davacıya devrettiği dükkanlar nedeniyle, dava dışı ...'ın adi protokolde kararlaştırılan işleri yapıp teslim ettiğinin davacı tarafça ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davacı ile dava dışı ... arasında yapılan protokol ve noter senedi değerlendirildiğinde davacının üyeliği değil, iki adet dükkan devraldığı, dava dışı ...'ın adi protokolde kararlaştırılan işleri yapıp teslim ettiği kanıtlanamadığından söz konusu dükkanları hak ettiğinin söylenemeyeceği, dava dışı ... dükkanları davacıya satmışsa da, bu durumun kooperatif açısından da hukuken hüküm ifade etmeyeceği gözetilerek, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/413, K. 2024/3374, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama