KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/693 E., 2024/3856 K.·Birleşen 2015/428 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 2015/417 Esas Sayılı Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1007 E., 2023/1464 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/169 E., 2020/39 K.
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma
Asıl ve birleşen 2015/428 Esas sayılı dosyada davacılar vekilleri icra müdürlüğü tarafından düzenlenen sıra cetvelinin 2. sırasında yer alan davalı ...’un alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın davacılara ödenmesini talep ve dava etmiş, birleşen 2015/417 Esas sayılı dosyada ise davacı vekili 1. ve 2. sırada yer alan alacaklıların haczinin düştüğünü ve 2. sırada yer alan alacaklının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, borçluya ait taşınmazları satın almak amacı ile nakit ve senet verdiğini, borçlunun piyasaya olan borçlarını kapattığını, alacağının gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince ispat yükü üzerinde olan davalının alacağının gerçek bir alacak olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile asıl ve birleşen 2015/428 Esas sayılı davaların kabulüne gerekçesiyle davanın kabulüne birleşen 2015/417 Esas sayılı dosyada ise hacizlerin düşmemiş olması nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davalarda davalı ... ve Forbest İnş. Yap. Tas. Uy. Tic. A.Ş. vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince asıl ve birleşen 2015/428 Esas sayılı davalar yönünden ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine, birleşen 2015/417 Esas sayılı dosyada ise davalı Forbest İnş. Yap. Tas. Uy. Tic. A.Ş.’nin alacağına ilişkin muvazaa iddiası olmadığı halde bu davalı yönünden muvazaa nedeni ile kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasına asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... ve 2015/417 Esas sayılı dosyada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davalarda davalı ... ve 2015/417 Esas sayılı dosyada davacı vekilinin yerinde görülmemiştir.
2- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş ancak asıl dava yönünden davalı ...’a ayrılan payın sıra cetvelinin beşinci sırasında bulunan İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9842 Esas sayılı takip dosyasındaki davacı alacaklıya tahsisine, şayet artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına, birleşen 2015/428 Esas sayılı davada, sıra cetvelinin altıncı sırasında bulunan İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10980 Esas sayılı takip dosyasındaki davacı alacaklıya tahsisine, şayet artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına,
birleşen 2015/417 Esas sayılı dosyada ise davalıya ayrılan payın sıra cetvelinin sekizinci sırasında bulunan İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2015/764 Esas sayılı takip dosyasındaki davacı alacaklıya tahsisine, şayet artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmiş olup davacı alacaklılar arasında garame yapılmak sureti ile paranın paylaştırılmasına ve artan olması halinde davalıya tahsisine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt de yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiş ise de,
bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/693, K. 2024/3856, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama