KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/713 E., 2024/887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1476 E., 2023/1565 K.
- Dava tarihi
- 30.12.2022
- Hüküm/karar
- Başvurunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1103 E., 2023/312 K.
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; konkordato davasında, davacı borçlu şirketin borca batık olduğu, mevcut mal varlığının kesin mühlet içerisinde yapılacak giderleri dahi karşılamaya yeterli olmadığı, mevcut projenin bu kapsamda başarıya ulaşma olanağının olmadığı, her ne kadar davacı borçlu ve vekili tarafından tefrik kararı verilen diğer davacı borçlu şirketin kefaletinden bahisle, diğer davacı borçlu şirketin mal varlığının satılması ile elde edilecek gelir karşılığı borcun kısmen ödenmesinin mümkün olduğu,
bu nedenle kesin mühlet verilmesi talebinde bulunmuş ise de, İİK' nın 297/2. maddesi uyarınca, davacı borçlu şirkete, sonradan kefil olan şirketin geçici mühlet içerisinde mahkeme izni olmaksızın yapmış olduğu kefaletin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı şirket vekilinin, kefalet kapsamında borçların ödenme imkanı bulunduğuna dair iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/713, K. 2024/887, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama