İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/103 K.2025/438

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından…

Esas2025/103Karar2025/438Tarih11 Şubat 2025Okuma6 dk · 1.290 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/103 E., 2025/438 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1041 E., 2024/1593 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2023/149 E., 2024/234 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.290 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 1993 yılında EGO Genel Müdürlüğü'nde çalışan 840 memura sosyal konut edindirmek amacıyla kurulduğunu, davacıların EGO Genel Müdürlüğünde çalışan ve davalı kooperatifin ilk üyelerinden olduklarını, kooperatifçe edinilen taşınmazların davacıların da katkısıyla oluşan para ile alındığını, daha sonraki yıllarda o zamanki yönetimlerin yönlendirmesiyle parasal hakları eksik ödenerek kooperatif üyeliğinden ayrıldıklarını, müvekkillerinin dava tarihinden kısa bir süre önce davalı kooperatife yeniden üyelik başvuruları yaptıklarını,

davalı kooperatifçe kararın genel kurul tarafından verileceğinin bildirildiğini, kooperatifin ana sözleşmesinde ve genel kurul kararlarında yeni üye kabulüne engel bir hüküm bulunmadığını, ayrıca kooperatifin mevcut malvarlığının davacılara birer sosyal konut temin etmek için fazlasıyla yeterli olduğunu, daha önce kendi istekleri ile ayrılmış olsalar da kooperatifin mevcut mal varlığının iktisabında ödedikleri paralar kullanılan müvekkillerinin "açık kapı" ilkesi uyarınca üyelik taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek,

müvekkillerinin yeniden üyelik başvuru tarihlerine göre davalı kooperatife üyeliklerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatifin faaliyet süresinin 19.11.2023 tarihinde dolacağını ve artık tasfiye aşamasına geldiğini, davacıların tümünün 20 yılı aşkın bir süre önce istifa yoluyla kooperatif ortaklığından ayrıldıkları ve kooperatifle olan hesaplaşmalarını da yaptıkları gözetildiğinde taşınmazların edinimleri ile ilgili kişisel katkılarından söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ortaklıklarını 1999 - 2002 yılları arasında ve muhtelif tarihlerde her birinin kooperatife verdikleri istifa dilekçelerinin işleme konulması ile sonlanmış olduğu, davacıların ortaklıktan ayrılmaları nedeni ile çıkma alacaklarını kooperatiften tahsil ettikleri ve kooperatifi “hiçbir hak ve alacaklarının” kalmamış olduğuna dair ibra etmiş oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kooperatifler hukukundan kaynaklanan davanın asliye ticaret mahkemesinde heyet halinde görülmesi gerekirken tek hakimle görülüp sonuçlandırıldığını, davacıların kooperatif üyeliğine kabul edilmelerinin diğer kooperatif üyeleri açısından hiçbir haksızlığa yol açmayacağını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif üyelik tespiti istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, AAÜT tarifesi gereğince, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak her bir davacı sayısı kadar davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 maddesinin amacı ve 27.06.1956 tarih, 1954/2 Esas, 1956/14 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme kararının gerekçesi ve hakim olunan ilkeler birlikte dikkate alındığında birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmesi halinde davanın reddi sebebi ortak ise davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. (HGK 03.07.2013 gün, 2013/3-12-1012 Esas-Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir)

Somut olayda da, aynı dava sebebine dayalı olarak birden fazla davacı adına tek vekil tarafından birlikte dava açıldığı ve davada aynı sebeple ret kararı verildiğinden, davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Bu husus bozmayı gerektirir ise de; ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin çıkarılarak yerine "Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine" ibaresinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

- MUHALEFET ŞERHİ -

Dava, kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkindir.

Davacılar birlikte dava açmışlardır.

Yargılama sonunda davaların reddine karar verilmiş, istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın istinaf talebi kabul edilerek vekalet ücreti düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur. Bu kararın temyizi üzerine Daire,davalı lehine tek vekalet ücreti verilmesi gerektiği düşüncesiyle kararı düzelterek onamıştır. Çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, somut olayda davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunup bulunmadığı, her bir davacı bakımından Davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere ihtiyari dava arkadaşlığı HMK'nın 57.vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

İhtiyari dava arkadaşlığı

MADDE 57- (1) Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:

a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.

b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri.

c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması.

İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu

MADDE 58- (1) İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22.maddesi ise,

Seri davalarda ücret

MADDE 22- (1) İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda ilk on dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda ilk elli dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine,

toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda ilk yüz dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25’i oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir. Şeklindedir.

Kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu hususunda şüphe yoktur. Hal böyle olunca her bir davacının davasının birbirinden bağımsız olduğunu Yasa metni açıkça ifade etmiştir.

Her bir davacı ayrı bir dava açabilecekken birlikte dava açmalarının aleyhe sonuç doğurması beklenmemelidir. Davacıların her birinin ayrı dava açması halinde bu davaların birleştirilmesi mümkün olduğu gibi ayrı ayrı sonuçlandırılmaları da mümkündür. Her bir dosya ayrı sonuçlandığında, nasıl ki her dava bakımından yargılama giderleri ayrı hüküm altına alınacak ve yine yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine de hükmedilecekse, bu davalar birleştiğinde de her davanın bağımsızlığını koruduğu ilkesi gereğince ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Taraf sayısının çokluğu veya azlığı, ancak Tarifenin 22.m.si kapsamında değerlendirilebilir.

Her bir davacı ayrı bir vekil tutup, ayrı bir dava açtığında nasıl ki vekalet ücreti takdirinden kaçınmak mümkün olmayacaksa, birlikte hareket ettiklerinde de lehlerine veya aleyhlerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekecektir.

Kooperatif üyeliği nedeniyle birlikte hareket eden davacıların bu davranışlarının kötü niyetli olduğunun kabulü de mümkün değildir. Zira Kanunun verdiği dava arkadaşlığı hakkının kullanılması kötü niyetli bir davranış olmayıp, aksine usul ekonomisi gereği, olması gereken bir davranıştır. Diğer yandan davalı aleyhine bir çok kişi tarafından dava açılmasında davalıya yüklenecek bir kusur veya isnat edilecek kötü niyet iddiası da mümkün değildir.

Sonuç itibariyle, her bir davacı açısından Av.Asg.Ücret Tarifesinin 22.maddesi de göz önünde bulundurularak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi için kararın bozulması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesinin direnme hakkı da elinden alınarak hükmü düzelterek onama yönünde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/103, K. 2025/438, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. - Muhalefet Şerhi -

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/103
Karar No
2025/438
Tarih
11 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/103 K.2025/710
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/103 K.2025/2240
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/104 K.2025/1691
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/104 K.2025/1558
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/105 K.2025/812
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/106 K.2025/2241

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.