KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1163 E., 2025/2410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/199 E., 2022/317 K.
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkillerine verilmesi gereken taşınmazların teslim edilmediğini, sözleşmeye göre ruhsat tarihinden 20 ay sonra teslim edilmesi gerektiğini, sözleşme yapıldığı tarihteki imar planının değişmesi nedeni ile fazladan kazanılan bağımsız bölümlerin davalı adına olduğunu ileri sürerek, müvekkillerine düşen bağımsız bölümlerin tapu iptali ve tescilini, teslim süresinin dolduğunu ileri sürerek geç teslim nedeni ile tazminata hükmedilmesini ve fazladan kazanılan dairelerin müvekkillerine hisseleri oranında tapu iptali ve tescilini mümkün olmadığı takdirde bedeline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu taşınmazların teslimi için davacılara iki kere ihtar çektiklerini, davacıların temlike hazır olan daireleri teslim almadıklarını, arsaların tam ortasından geçen TEİAŞ'a ait enerji nakil hattının deplase edilmesi ve ... no'lu parselin imar uygulamasının belediyece yapılmaması sebebi ile gecikmeler olduğunu, imar durumunun değişmesi nedeni ile davacıların taşınmaz taleplerinin hukuka uygun olmadığını, sözleşme ile davacılara verilecek taşınmazın özellikleri ve niceliğinin açıkça belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.01.2016 tarihli ve 2013/744 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin alım satım sözleşmesi olduğu satış sonrası taşınmazda gerçekleşecek değişiklikler nedeniyle fazladan kazanılan dairelerde davacıların bir hak iddia edemeyeceği gerekçesi ile reddine, sözleşmeye göre teslim tarihinin 31.08.2012 olduğu ancak iskân izninin 02.04.2013 tarihte alındığı anlaşılmış ise de resmi olarak kullanılabileceğine ilişkin herhangi bir şart ileri sürülmediğinden cezai şart hükmü dikkate alınarak bu talebin ve tapu iptali ile tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2019 tarihli ve 2016/5609 Esas, 2019/483 Karar sayılı kararıyla; mahkemece sözleşmenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu dikkate alınarak yapılan inşaatta ilave bağımsız bölüm yapılıp yapılmadığı belirlenerek kira ve diğer talepler hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda imâr uygulaması sonucu, yapılacak inşaat alanında %55,50'lik artış meydana geldiği ve daha önce yapılan keşiflerde fazladan kat yapıldığının anlaşıldığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede her ne kadar ilave kat yapılması halinde arsa sahiplerine verilecek daire sayısı konusunda açık hüküm bulunmasa bile,
imar durumu değişikliğinin olumlu yönde olması (örneğin, kat sayısını arttırması) durumunda, sözleşmede aksine hüküm yoksa, “artı değer”in her iki sözleşmeciye paylaştırılması gerektiği, bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacılara sözleşme kapsamına göre verilmesi gereken dairelerde %55,50'lik artış olmasının gerekeceği, bilirkişilerce ilave verilmesi gereken dairelerin bedelleri ve bu dairelerin teslim edilmesi gereken tarihe göre cezai şart tutarının hesap edildiği ve bilirkişilerce düzenlenen raporların bozma ilamına uygun karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 21.11.2024 tarihli, 2024/2724 Esas, 2024/4279 Karar sayılı kararı ile kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriğinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmelerin satış akdi niteliğinde olduğunu, satış sözleşmesinin, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi tarafından tipik arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacıların daireleri teslim almamakla temerrüde düştüklerini, davacıların cezai şart taleplerinin kabulünün isabetli olmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini beyan ederek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamından, karar tarihinden önce Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.03.2018 tarihli ve 2015/717 E., 2018/171 K. sayılı ilamıyla, davalı şirketin iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 19.04.2021 tarihinde kesinleştiği, dosyaya gönderilen İflas Dairesi yazılarından tasfiyenin adi tasfiye şeklinde yapıldığı, iflas idare memurlarının seçildiğinin bildirildiği ve ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, Mahkemece iflas idaresine müzekkere yazılarak, davaya konu alacak, ikinci alacaklılar toplantısında, iflas masasına kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına, alacak kısmen ya da tamamen reddedilmiş ve ayrıca kayıt kabul davası açılmamış ise, davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce anılan husus gözden kaçırılarak kararın onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından bunun sağlanabilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1163, K. 2025/2410, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama