KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1354 E., 2025/2441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/671 E., 2025/36 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmamaya uyularak verilen kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı şirketler arasında genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacak ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketlerin konkordato talebinde bulunduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla konkordato yargılamasını yapan mahkemeye başvurarak alacak kaydı talep ettiklerini ancak mahkemece bu talebin reddedilerek çekişmeli hale geldiğini ileri sürerek, kabul edilmeyen alacaklarının konkordato projesine dahil edilerek tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketler lehine konkordato geçici mühleti verildiğini, yargılama sonucunda konkordatonun tasdikine karar verildiğini, geçici mühlet tarihinden sonra davacı banka tarafından ana paranın üstüne eklenecek her bedelin konkordato hükümlerine aykırı olacağını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli, 2020/900 E., 2020/848 K. sayılı kararı ile; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk tutanağının sunulmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/307E., 2021/336 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunması üzerine Dairemizin 14.03.2022 tarihli ve 2021/4402 E., 2022/1359 K. sayılı ilamıyla; çekişmeli alacaklarla ilgili davanın açılmasından önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu konkordato hukukunun kamusal karakteri, tüm alacaklıları ilgilendirmesi, tarafların iradeleri ile kendi aralarında yapacakları anlaşmanın konkordato alacaklıları arasında eşitsizlik yaratacak nitelikte olması, konkordatoda ödemeler dengesini bozacak olması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin bozma uyularak verilen 01.11.2023 tarihli 2022/395 Esas, 2023/978 Karar sayılı kararı ile konkordato projesine dahil edilmesi talep edilen kâr payı alacaklarının aslında finansal kiralama niteliğindeki murabaha işleminden kaynaklandığı, bu tutarın faiz olmadığı, geçici mühlet kararından önce doğduğu gerekçeleriyle davaya konu alacağın konkordato projesine dahil edilerek kararın eki niteliğindeki ödeme takvimi uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine Dairemizin 30.05.2024 tarihli ve 2024/1201 E., 2024/1861 K. sayılı ilamıyla; infazı kabil bir karar verilmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının konkordatoya tabii 182.293,65 TL alacağının tasdik edilen konkordato projesine dahil edilerek tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;konkordato projesine dahil edilen alacağın faizden farkı olmadığını, ana para borcunun fer'isi niteliğinde olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından hükmün infazında tereddüt olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çekişmeli alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, davalıların müşterek borçlu olup hükmün infazında tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1354, K. 2025/2441, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama